Çekirdek (Kernel) Nedir?

Çekirdek, bilgisayarda donanım (hardware) ve yazılım (software) arasındaki bağlantıyı sağlayan arabirime verilen isimdir. İşletim sistemi çalışırken sistemdeki temel işlemler arasındaki iletişimi kurarak işlemci yönetimi, bellek yönetimi ve G/Ç(giris-çıkış)  işlemleri gibi daha pek çok işlemin yürütülmesinde ve işlemlerin paylaşılmasında görev alır. Linux çekirdeği, Finlandiya’li bilgisayar programcısı Linus Torvalds tarafindan oluşturuldu. İlk resmi sürüm olan Linux1.0, 1994 Mart’ında çıkarıldı ama sadece tek işlemcili 386’lar için desteği vardı.

Continue Reading →

LİNUX ÇEKİRDEĞİ NEDİR?

Bugün insanların dağıtımlarda kullandığı “Linux” adı yalnızca teknik bakımdan çekirdeğin (kernel) adıdır.  Ancak herkesin tartışmasız olarak katılacağı konu, bu çekirdeğin bütün dağıtımlara can verdiğidir.

Linux çekirdeği bundan tam 22 yıl önce Finlandiyalı bilgisayarcı Linus Torvalds tarafından C programlama dili ile tasarlanıp yaratıldı. Kısa süre içerisinde toplanan geliştiriciler ve kullanıcılar diğer Özgür Yazılım Projelerinden (bkz. GNU) derledikleri kodlar ile işletim sistemi oluşturmaya başladılar.

Peki bugün teknolojik aletlerin %75′ inde kullanılan bu çekirdeğin özellikleri nelerdir?

Ne işe yarar ve nasıl çalışır?

Çekirdeğin bir işletim sisteminin kalbi olduğunu söylemiştik. Aslında bu o kadar da abartı bir cümle değil. Çünkü çekirdek en basit açıklamayla yazılım ve donanımı birbirine bağlar ve bir köprü görevi görür.  Linux çekirdeğinin diğer ticari çekirdeklerden ayrılan en önemli özelliği ise tamamen özgür yazılım olmasıdır.

Çekirdeğin bir köprü olması onun en temel görevidir. Bunun dışında CPU soyutlama, IO(giris/ cıkıs)’ları Soyutlama ve diğer çekirdeklerden farklı olarak ünlü olduğu ağ merkezi. Şimdi bu görevlere ve özelliklere kısa kısa değinelim.

CPU Soyutlama

Linux çekirdeği sistemimizde bulunan işlemciye bir soyutlama katmanı katar. Bu sayede bir çok program eş zamanlı çalışıyormuş gibi gözükür. Programların ihtiyacı olduğu kadar işlemciden

yararlanmasını çekirdek sağlar.

Eğer bir linux sistemi üzerindeyseniz iki tür çekirdekten birini kullanıyorsunuzdur. UP ve SMP. UP tek işlemcili SMP ise simetrik çok işlemcili bir çekirdektir.Eğer UP anakarta sahip ve SMP çekirdek kullanıyorsanız. Sisteminiz birçok işlemciden haberdar olmayacaktır. Bu sorunu gidermek için de bir UP çekirdek derlemelisiniz.

IO(giris/cıkıs)’ları Soyutlama

Çekirdek aynı zamanda her türlü dosya girdi çıktı soyutlama görevini de yapar. Disk kontrolorlerinizi değiştirdiğiniz takdirde programlarınız çalışmayacaktır. İşte bu yüzden Linux çekirdeği programların kullanabileceği Unix modüller kullanmaktadırlar.

Ağ Merkezi

Yazının başında da söylediğimiz gibi Linux çekirdeğinin en ünlü ve başarılı olduğu konulardan biri de ağ merkezidir. Güçlü bir ağ yapısı ve TCP/IP desteği vardır. Çekirdek uyumlu, yüksek seviyeli bir arabirim ile ağ üzerinden veri gönderilmesini ve alınmasını sağlar. Ayrıca sizin ethernet karıtınız ile internet iletişimi sağlar. Linux çekirdeği ile evinizdeki bütün ağı modem üzerinden konfigüre edebilirsiniz.

Çekirdeği Yükseltmek

İlk olarak 0.01 versiyonu çıkan Linux çekirdeğinin bugün 3.8.5 sürümü yayınlanmış durumda.

Çekirdeğin güncel sürümlerini;

http://www.kernel.org/pbu/linux/kernel

adresinden elde edebilirsiniz. Birazdan size Linux Mint ortamında, kernelin son sürümüne güncellemeyi anlatacağım fakat bu işleme geçmeden önce bir uyarı yapmakta fayda var. Son yüklenen çekirdek birçok programınızla uyumlu olmayabilir bu yüzden ne yaptığınızdan emin olarak bu işleme başlayın.

İlk olarak CTRL + ALT + T ile terminali açıyoruz.

cd /tmp
wget http://www.dropbox.com/s/hnrrtrocgz16ktz/ubuntu-kernel-3.8.5
chmod +x ubuntu-kernel-3.8.5
sudo sh ubuntu-kernel-3.8.5
sudo reboot

Son işlemden sonra bilgisayarınıza son sürüm kernelinizi yüklemiş bulunuyorsunuz.

uname ­r

kodu ile de kernel versiyonunuzu öğrenebilirsiniz.

Eğer kurulum sonrasında bir sorun ile karşılaşırsanız:

sudo apt-get purge linux-image-3.8.5*

kodu ile son yüklediğiniz çekirdeği silebilir ve eski çekirdeğinizle çalışabilirsiniz.

NOT: Dİkkat edilmesi gereken bir husus da çekirdek sürümünün kararlı veya test olup olmamasıdır. Bunu çekirdek sürümünde yer alan 3.8 rakamları ile anlayabiliriz. Buradaki 8 rakamı çift sayı olup bize sürümün kararlı olduğu söylemektedir. Ama eğer bir tek sayı olsaydı bu sürümün test aşamasında olduğunu ve sıradan kullanıcılar için uygun olmadığını söyler.

selcuk.edu.tr

 

0

MSI PX211 Dizüstü Bilgisayar

MSI’in PX211 kod adını verdiği yeni dizüstü bilgisayarı, AMD Turion X2 Ultra Dual-Core Mobil işlemci kullanıyor. 4GB’a kadar DDR2 bellek desteği sunan PX211, 303 x 231.5 x 16-29.5mm boyutlarında ve 1.8kg ağırlığında oldukça portatif bir ürün. Üzerinde DirectX 10.1 desteği sunan ve DDR3 256MB bellekli, yüksek 3D performansına sahip son nesil ATi Radeon HD3450 grafik kartı bulunuyor.

Continue Reading →

Mikrofonu ve 2.0 mega piksel web kamerası olan PX211 üzerinde siyah ve gümüş renkler egemen.

0

Genel Kamu Lisansı (General Public Licence) GPL

Yayımlanan her yazılım, üretici ve kullanıcı haklarını korumaya yönelik bir lisans anlaşması içermektedir. Bilgisayar teknolojilerinde telif hakkı olayına özgür yazılım kavramı ile yeni bir boyut kazandırılmıştır. Richard Matthew Stallman, 1970’li yıllarda MIT (Massachusetts Institute of Technology)’ in Yapay Zeka laboratuarlarında serbest yazılımı bir yaşam şekli olarak benimseyen bir grupla beraber 1980’li yılların başına kadar yazılım geliştirici olarak çalışır. 1984 yılında tamamen özgür yazılımların meydana getirdiği bir işletim sistemi ve işletim sisteminin araçlarının geliştirilmesi çalışması böylece başlar ve çalışmanın adı GNU olarak belirlenir.

Continue Reading →

GNU’ nun açılımı, “GNU is Not Unix”‘tir. Yani “GNU, Unix değildir” anlamına gelir. Yazılan özgür yazılımların bir arada toplanması için 1985 yılında yine Stallman tarafından FSF (Free Software Foundation) kurulur ve GNU yazılımlarını korumak için GPL (General Public Licence) adı verilen yazılım lisansı oluşturulur. Amaç, GPL lisansı ile lisanslanan özgür yazılımların,  özgürlüklerini korumaktır. Özgür yazılımlar genelde ücretsiz ya da çok düşük ücretlidir ama kaynak kodları açık ve ücretsiz olarak dağıtılır.

Zamanla yazılımların özgürlüğünün korunması ve başka telif haklarının esareti altında kalmaması için FSF, GNU Genel Kamu Lisansı’nı(GPL) yayınladı. Richard M. Stallman ‘a ve FSF’ ye göre bir yazılımın özgür olması için şu 4 özgürlüğe sahip olmaları gerekiyor:

Özgürlük no 0: Her türlü amaç için programı çalıştırma özgürlüğü.
Özgürlük no 1: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi gereksinimleri doğrultusunda değiştirme özgürlüğü.
Özgürlük no 2: Yeniden dağıtma ve toplumla paylaşma özgürlüğü.
Özgürlük no 3: Programı geliştirme ve gelişmiş haliyle topluma dağıtma özgürlüğü..

1 ve 3 no’lu özgürlükler için yazılımların kaynak kodlarının açık olması şarttır. Eğer yazılımın kaynak kodu yoksa o yazılım özgür yazılım olmaktan çıkar. Çünkü bir yazılımın kaynak kodu olmadan yazılımcılar yazılımları istedikleri doğrultuda geliştirip kendi veya toplum ihtiyaçlarını karşılayamazlar.

GPL,  özellikle programın kaynak kodunun açık olmasının gerekliliğini savunan bir yapıdadır. Bu yüzden GPL’ de temel amaç olarak, şeffaflık, kullanıcının ne kullandığını bilmesi, yazılımın çok kişi tarafından hızlıca geliştirilmesi olarak sayılabilir.

“Açık Kaynak” yazılımı yaygın olarak işbirliği kültürünü ortaya koymaktadır ki bu durum bilgisayar biliminin ilk günlerinden beri varolan bir durumdur. Açık kodlu yazılımlar bilginini paylaşılarak büyümesini hızlandırır ve sanal ortamda işbirliği yapılmasını sağlar. Bu sayede kaliteli, hızlı ve güvenilir programlar oluşturulabilir ve yazılımcının kendisini geliştirmesinde büyük rol oynar. Bu işbirliğini günümüzün büyük şirketleri de desteklemeye başladılar. Hatta bir çok ülke açık kaynak kodlu yazılımın gelişimine katkıda bulunmaktadır. Peru, İsrail, İspanya ve Almanya kapalı kaynağın ve özel lisanslı (proprietary) yazılımların mali açıdan karşılanamaz ve özellikle güvenlik söz konusu olduğunda kabul edilemez olduğuna karar veren ülkelerden sadece birkaçıdır. Bu nedenle bu ülkelerde açık kaynaklı sistemlere geçmek için büyük adımlar atılmaktadır.

Türkiye için açık kaynak kodlu yazılımın daha gerekli ve yararlı olacağı apaçık ortadadır. Kapalı kodlu yazılımla her zaman başkalarına bağımlı kalınmaktadır. Serbest yazılımı desteklemek, açık kodlu işletim sistemlerin kullanımını yaygınlaştırmak ve bilinç oluşturmak, ekonomik gelişime katkıda bulunacak ve işletim sistemi alanında dışa bağımlılığa engel olacaktır.

GNU GENERAL PUBLIC LICENSE

0

Adobe Flash Player 10

Adobe, Flash Player 10’u  yayınladı. Böylelikle güvenlik arastırmacısı Robert Hansen tarafından dahili mikrofon ve kamerası bulunan dizüstü sistemlerin saldırıya yatkın olduğu konusunda uyarılarda bulunduğu “kritik” bir güvenlik sorunu da çözümlenmiş oldu. Eski sürümde, Adobe’nin güvenlik programı yöneticisi David Lenoe tarafından yapılan açıklamada, Flash Player’in ayarlar menüsünden webcam ve mikrofona erişimin yasaklanmasının sağlanması gerektiği belirtilmişti.

Continue Reading →

Flash Player 10’un bir çok yeniliği yanında getirdiği söyleniyor.  Bunlara örnek olarak daha iyi webcam desteği, yeni efektler, yeni arayüzler verilebilir.

0

Linus Torvalds

Linus Torvalds, 28 Aralık 1969’da Finlandiya’nın başkenti ve aynı zamanda en büyük kenti olan Helsinki’de Anna ve Nills TORVALDS’ ın oğlu olarak dünyaya geldi. Adı, Nobel ödüllü ünlü kimyacı Linus Pauling’ten gelmektedir.Torvalds ailesi, Finlandiya’daki isveççe konuşan azınlığa dahildiler. Yaklaşık 5 milyon olan Finlandiya nüfusunun 300 bin kişilik kısmını bu kesim oluşturmaktaydı. Annesi ve babası ayrıldıktan sonra genelde annesiyle, bazen de büyükanne ve büyükbabasıyla beraber yaşadı. Linus Torvalds, ebeveynleri ayrılmış olmasına rağmen mutlu bir çocukluk yaşadı. Linus üzerinde en çok etkiye sahip olan insanlardan biri de anne tarafından büyükbabasıydı. Büyük babası Leo Toerngvist Helsinki Üniversitesi’nde istatistik profesörüydü. Bunun yanısıra babası, 1970’lerin ortasında 1 sene Moskova’da çalışmış, daha sonra radyo muhabiri olmuştu. Annesi, bir Finlandiya gazetesinde çevirmen olarak çalışıyordu, aynı zamanda haberlerin grafiksel tasarımını yapıyordu. Baba tarafından büyükbabası bir Fin gazetesinde yazı işleri müdürüydü ve amcası da Finlandiya televizyonu için çalışıyordu.

Continue Reading →

Linus, erken yaşlarda kuvvetli bir okuma alışkanlığına sahip olmuştu.Matematik ve programlama, Linus’un tutkuları haline gelmişti. 1970’lerin ortalarında, Toerngvist Linus’a Commadore VIC20 model bir bilgisayar aldı. Bu onun hayatını kökten değiştiren bir gelişmeydi. Fakat Linus, yakın zamanda bu bilgisayardan sıkıldı, çünkü kullanabileceği sadece birkaç tane program vardı, bu yüzden yenilerini yazmak için çalışmalara başladı. Tüm dikkatini ve ilgisini bu alana vermişti, programlama ile ilgili bir sürü kitap almıştı ve bu kitaplar öğrenme hevesine dayanmıyordu. Daha 12 yaşındayken basit oyunlar yazabiliyordu. İlk başlarda temel programlama dillerini kullansa da sonradan daha zor fakat daha güçlü bir dil olan Çevirici Dili’ni (Assembly Language) kullanmaya başladı.Böylece matematik ve programlama, Linus’un tutkuları haline gelmişti.

LINUX’UN DOĞUŞU

Linus 1987’de bir Sinclair QL aldı.  Dünyanın ilk ev kullanımı için geliştirilmiş bilgisayarı olan Sinclair QL  ayrıca dünyanın ilk 32-bitlik bilgisayarıydı. 7.5 Mhz hızında Motorola 68008 işlemciye ve 128 KB RAM’e sahipti. Sinclair QL, büyükbabasının Commodore Vic20’sinden sonra onun için büyük bir gelişmeydi. Fakat, yazma korumasına sahip ROM’da bulunan işletim sisteminden dolayı bilgisayarın yeniden programlanmaya kapalı olduğunu gördükten sonra sevinci kursağında kaldı.

Linus, 1988 yılında Finlandiya’nın en kaliteli eğitim kurumu olan Helsinki Üniversitesi’ne kayıt yaptırdı. O zamana kadar bilgisayar programcılığıyla uğraştığı için doğal olarak bilgisayar bilimleri branşını seçti. Birçok ciddi yazılım projesinde görev aldı. 1990’da ilk C Programlama Dili dersini aldı. Daha sonraları bu dili, Linux sisteminin çekirdeğini (kernel) yazarken kullanacaktı. 1991 yılına 33Mhz Intel 386 işlemci kullanan ve 4MB’lık hafızaya sahip yeni bir IBM alarak girdi.

Bu işlemci, Intel’in önceki çiplerine kıyasla muazzam bir gelişme kaydettiği işlemci ailesinin bir temsilcisiydi. Donanımdan memnun olmasına rağmen, bir süre sonra bilgisayarla beraber gelen MS-DOS işletim sisteminin 386 çiplerinin gelişmiş yeteneklerini kullanabilmek için yeterince gelişmiş olmadığını gördü. Bu yüzden de üniversitenin bilgisayarlarından aşina olduğu ve MS-DOS’tan daha güçlü ve kararlı olan UNIX tabanlı bir işletim sistemi kullanmaya karar verdi. Hemen ardından yeni bilgisayarı için bir UNIX sürümü aramaya başladı. Fakat, 5000$’dan daha ucuz bir fiyata temel bir sistem bulamadı. En sonunda MINIX’te karar kıldı. MINIX kullanmaya başlayan Linus Torvalds,  kullandığı terminal emülatörünün çok kullanışsız olduğunu gördü. Bu yüzden kendi terminal programını yazmaya karar verdi. Amacı tamamen UNIX gücünü kişisel bilgisayarında görmek oldugundan terminal emülatörünü MINIX üzerinde değil, sadece donanım üzerinde geliştirecekti. Fakat kendi terminal emülatörünü tamamlayıp internete bağlandıgında yanlıs olan birşeyler farketti, geliştirdiği program herhangi bir işletim sistemi üzerinde çalışmadığından verilerini kaydetmek ve göndermek gibi işlemlerde kendi sürücüsüne sahip olması gerektiğini anladı. Ürettiği programı tam anlamıyla geliştirmek demek, yeni bir işletim sistemi yazmak demekti.

Artık Linus’ un aklında bir terminal programından çok bir işletim sistemi geliştirmek vardı. Bunun yanı sıra üniversitesinde onu zorlayacak faktörlerin pek az olması sebebiyle eğitimine ara verip daha  çok projesi üzerinde yoğunlaştı 5 Ağustos 1991’de, başlangıç düzeyindeki işletim sistemi çalışmalarını comp.os.minix adresli MINIX habergrubunda :

“Minix kullanan herkese selam
386 AT clone’ları için bir (bedava) işletim sistemi geliştiriyorum. Nisan’dan beri üzerinde çalışıyorum ve artık neredeyse hazır. Sizlerden Minix’de sevdiğiniz ya da sevmediğiniz şeylerle ilgili bilgi almak istiyorum çünkü geliştirdiğim işletim sistemi Minix’e oldukça benziyor (dosya sisteminin yapısı bazı pratik nedenlerden dolayı ve bazı diğer özellikler). Son olarak bash (1.08) ve gcc (1.40) ekledim ve şimdilik herşey yolunda görünüyor. Bu da bir kac ay içerisinde gözle görülür bazı sonuçlara varacağımı gösteriyor. Bu yüzden insanların en çok hangi özellikleri istediğini bilmek istiyorum. Tüm önerilerinize açığım ama hepsini uygulayacağıma söz veremem Linus.
Not: İşletim sistemim muhtemelen AT-hard diskler dışında hiçbir şeyi desteklemeyecek çünkü elimden gelen sadece bu” sözleriyle duyurdu. Daha sonra 5 EKim 1991’de temel özellikleriyle beraber ilk resmi Linux sürümü olan 0.02’yi yayınladı ve bunu bilgisayar tarihinin en ateşleyici, en bir araya getirici mailiyle duyurdu:
MINIX 1.1’in güzel günleri için özlem mi duyuyorsunuz? Erkeklerin erkek olduğu ve kendi aygıt sürücülerini yazdıkları zamanların? Kendi ihtiyaçlarınıza göre geliştirip değiştirebileceğiniz bir işletim sisteminiz olmasına rağmen, yapacak bir projeniz mi yok? Herşeyin MINIX üzerinde çalışıyor olması, sinirlerinizi mi bozuyor? Yaklaşık 1 ay önce belirttiğim gibi AT-386 bilgisayarları için MINIX’in özgür bir versiyonu üzerinde çalışıyorum. Çalışmalarım en sonunda kullanılabilecek seviyeye ulaştı (buna rağmen istediğiniz amaca bağlı olmayabilir) ve daha geniş dağıtım için kaynakları açıklamak istiyorum. Daha sadece versiyon 0.02, fakat bash/gcc/gnu-make/gnu-sed/compress vb. altında başarıyla çalıştırdım. Projemin kaynakları nic.funet.fi (128.214.6.100) adresindeki /pub/OS/Linux klasöründe bulunabilir. Bunun yanında klasörde bazı READ-ME dosyaları ve Linux altında çalıştırmak için birkaç binary bulunuyor.(kabuk, güncelleme ve gcc, daha ne isteyebilirsiniz =) . Çekirdek kodlarının tamamını görebilirsiniz, hiç Minix kodu kullanılmadı. Kütüphane kaynakları kısıtlı seviyede özgür kullanıma açık, bu sebeple şu an dağıtımı olanaksız. sistem “as-is” olarak derlenebiliyor ve çalıştığı biliniyor.

Bu gelişmelerden sonra Linus’un aklını lisans konusu meşgul etmeye başladı. Sistemin kodlarını tamamen dağıtan FSF lisansıyla ünlü özgür yazılım savunucusu ve programcı Richard Stallman’ın geliştirdiği GPL (GNU General Public License) lisansı arasında seçim yapmakta zorlanırken, büyük buluşma gerçekleşti.

MIT’de çalışan Richard M. Stallman GNU Projesi’ni 1983’te başlatmıştı. Yazılımın, bilginin topluma ait olması, özgür olması gerektiğini savunuyordu ve 1990 yılında işletim sisteminin çekirdeği (kernel) haricinde tüm görsel arayüzünü tamamlamıştı. Fakat görsel arayüzü olmasına rağmen bu programların tümünü bir çatı altında toplayacak bir çekirdeğe sahip olmayan bir işletim sistemi vardı elinde ve bu, hiçbir anlam ifade etmiyordu. İhtiyacı olan çekirdek için araştırmalara başladı ve yorucu bir süreç sonunda nihayet Linus Torvalds’ın geliştirdiği çekirdeği duydu.

Eğer Linux, GPL lisansıyla korunursa, açık kaynak kodlu bir işletim sistemi olacak, kodlarına erişilebilecek, geliştirilmeye ve serbestçe yeniden dağıtılmaya açık olacaktı. Ve beklenen oldu, GNU projesi ve Linus Torvalds’ın Linux projesi birleşerek özgür yazılım projelerinin en büyüğü olan GNU/LINUX’u meydana getirdi.


Linus Torvalds Guided Tour of His Home Office

0

Apple'dan Yeni MacBook'lar

Apple, tasarım ve görünüş bakımından daha cazip kıldığı yeni MacBook’larını piyasaya sürüyor. Nedir, ürünlerin yalnızca görünüşleriyle değil ve fakat asıl olarak grafik özellikleriyle çok daha hızlı olduğunun altı çiziliyor. Apple CEO’su Steve Jobs, MacBook Pro, MacBook ve MacBook Air modellerde meydana gelen değişiklikleri duyurdu.

Continue Reading →

Yenilenen modellerin özelliklerine bakıldığında dikkat çeken ayrıntılar da ön plana çıkıyor.

 

0

Firefox 3.1 Beta 1

Shiretoko kod adlı Mozilla Firefox 3.1’in ilk betası indirilmeye ve test edilmeye hazır. Sürüm; pek çok yeni özellikler, çeşitli performans iyileştirmeleri, web uyumluluğu içeriyor. Buna karşın, Mozilla, sürüm notlarının okunmasını, beta sürüm yüklenmeden önce ayrıntıların ögrenilmesini öneriyor. Türkçe sürümü henüz yayınlanmamış olan Firefox 3.1 Beta 1’in TraceMonkey adlı JavaScript motorunun performansı son derece olumlu bir biçimde etkilediği söyleniyor. TraceMonkey’in Google Chrome V8 motorundan daha hızlı olduğu ifade ediliyor.

0
Translate »