Tag Archives | Richard Matthew Stallman

Richard Matthew Stallman Özgür Yazılım Vakfı’ndan istifa etti

Richard Matthew Stallman, Özgür Yazılım Vakfı’ndan ve vakıftaki yönetim kurulu görevinden istifa etti. GNU Projesini başlatan, dünya üzerinde “Özgür Yazılım” fikrini ilk ortaya atan kişi olan Richard Matthew Stallman, Özgür Yazılım aktivisti, hacker ve yazılım geliştiricisi olarak yıllarca projeye hizmet etti. Hacker dünyasında kendisini “RMS” rumuzu ile tanıtan Stallman; 1975’te, şu an bir çok kişinin kullandığı ve genişletilebilir bir metin editörü olan Emacs‘ın ilk versiyonunu yazmıştır. Yaşadığı olaylar sonucunda zihninde oluşmuş fikirleri insanlık ile somut olarak paylaşmak için 1983’te GNU projesini oluşturan Stallman; Bir yazılım gurusu ve felsefecisi olarak tanınıyor. Stallman’ın kişisel sayfasına buradan erişebilirsiniz. İstifasının nedeninin geçen hafta Vice ve diğer yerlerde yapılan yorumlardan kaynaklandığı söyleniyor.

Continue Reading →

Özgür Yazılım Vakfı (FSF), Richard M. Stallman’in FSF.org‘daki istifasını doğruladı. Soru sormak isteyenlerin johns@fsf.org adresinden FSF genel müdürü John Sullivan ile irtibat kurabileceği bildiriliyor. Özgür Yazılım Vakfı’nda yeni bir başkan için arayışa girildiği belirtiliyor.

0

İsim dediğin nedir ki?

İsimler anlamları iletirler; seçtiğimiz isimler, söylediğimiz şeylerin anlamını belirler. Uygun seçilmemiş bir isim, insanlara yanlış bir fikir verir. “Gül”e “Gül” demeseydik yine de güzel kokacaktı, ama ona kalem diyecek olursak onunla yazmaya çalışacak insanlar hayal kırıklığına uğrayacaktır. Ayrıca kaleme “gül” dersek insanlar bunun ne işe yaradığını da anlayamazlar. Dolayısıyla eğer biz de sistemimize Linux diyecek olursak, bu adlandırma sistemin kökeni, geçmişi ve amacı konusunda yanlış bir fikir verir. Ama eğer GNU/Linux denecek olursa (ayrıntılı olmasa da) doğru bir fikir verecektir.” diye başlıyor sözlerine Richard Matthew Stallman. “Özgür yazılım” fikrini ortaya atan ilk kişi, özgür yazılım aktivisti, hacker ve yazılım geliştiricisi Stallman; çoğumuzun pek de önem vermediği, fakat pek önemli bir konuya temas ediyor, “İsim Dediğin Nedir Ki?” başlıklı yazısında.  “Ad konusuyla ilgili olduğundan, GNU/Linux sisteminin geçmişini öğrenmek için http://www.gnu.org/gnu/linux-and-gnu.html sayfasına bakın. GNU/Linux SSSve GNU’yu Hiç Duymamış GNU Kullanıcıları başlıklı yazılarımızı da okuyabilirsiniz.” açıklamasını yapan Stallman; yazısını şu biçimde sürdürüyor:

Continue Reading →

richard-m-stallman

İsimler anlamları iletirler; seçtiğimiz isimler, söylediğimiz şeylerin anlamını belirler. Uygun seçilmemiş bir isim, insanlara yanlış bir fikir verir. “Gül”e “Gül” demeseydik yine de güzel kokacaktı, ama ona kalem diyecek olursak onunla yazmaya çalışacak insanlar hayal kırıklığına uğrayacaktır. Ayrıca kaleme “gül” dersek insanlar bunun ne işe yaradığını da anlayamazlar. Dolayısıyla eğer biz de sistemimize Linux diyecek olursak, bu adlandırma sistemin kökeni, geçmişi ve amacı konusunda yanlış bir fikir verir. Ama eğer GNU/Linux denecek olursa (ayrıntılı olmasa da) doğru bir fikir verecektir.

Peki adlandırma meselesinin topluluğumuz için ne önemi var? İnsanların sistemin kökenini, geçmişini veya amacını bilip bilmemesi önemli mi? Evet önemli. Çünkü geçmişi unutan insanlar onu tekrar etmeye mahkumdur. GNU/Linux etrafında gelişen Özgür Dünya güvende değil; bizi GNU’yu geliştirmeye iten sorunlar tamamen ortadan kalkmadı. Üstelik bunların tekrar ortaya çıkma tehlikesi var.

Neden bu işletim sistemine Linux yerine GNU/Linux demenin doğru olduğunu açıkladığım zaman insanlar bazen şu cevabı veriyor:

Varsayalım ki GNU Projesinin bu iş için takdir edilmesi gerekiyor. Peki ama insanlar takdir etmediğinde cidden sızlanmaya değer mi? Asıl önemli olan işin yapılmış olması mı, yoksa kimin yaptığı mı? Sakin olmalı ve işinizi doğru yaptığınız için gurur duymalısınız. Emeğinizin takdir edilip edilmemesini de dert etmemelisiniz.

Bu akıllıca bir öğüt olurdu. Tabii şayet durum sizin dediğiniz gibi olsaydı… Yani şayet iş bitmiş, sıra dinlenmeye gelmiş olsaydı… Keşke böyle olsaydı! Ama tehditler bir yığın. Üstelik vakit gelecekten emin olma vakti değil. Topluluğumuzun gücü kendini özgürlüğe ve işbirliğine adamış olmasından geliyor. GNU/Linux adını kullanmak, insanların bu idealleri hatırlayıp başkalarını da bilgilendirmeleri için bir yoldur.

GNU’suz da iyi bir özgür yazılım üretmek mümkün; Linux adına da pek çok iyi işler yapıldı. Ama “Linux” terimi, isim olarak ortaya çıktığından beri işbirliği yapma özgürlüğüne adanmamış bir felsefeye sahip. Linux ismi, iş dünyası tarafından giderek artan düzeyde kullanıldıkça, onu topluluk ruhuyla bağdaştırmakta daha da büyük sorunlar yaşayacağız.

Özgür yazılımın geleceğine karşı önemli bir tehdit; “Linux” dağıtımları hazırlayan şirketlerin, rahatlık ve güç kazandırdığı bahanesiyle özgür olmayan yazılımları GNU/Linux‘a ekleme eğilimleridir. Bütün büyük ticari dağıtımların geliştiricileri böyle davranıyor. Hiçbiri bütünüyle özgür bir dağıtım üretmiyor. Bir çoğu, dağıtımlarındaki özgür olmayan paketleri açıkça belirtmiyor da. Hatta çoğu, özgür olmayan yazılımlar geliştirip bunları sisteme ekliyor. Kimi ise çirkin bir şekilde, kullanıcısına Microsoft Windows’un verdiğinden daha fazla özgürlük vermeyen, “kullanıcı başına lisanslanmış” “Linux” sistemlerinin reklamını yapıyor.

İnsanlar özgür olmayan yazılımların eklenmesini, “Linux’un yaygınlık kazanacağını” bahane ederek haklı çıkarmaya çalışıyor. Böyle diyerek aslında popülerliği özgürlüğün üzerinde tutuyorlar. Bazen de bunu açıkça itiraf ediyorlar. Mesela Wired Magazine; Robert McMillan’ın (Linux Magazine editörü) açık kaynaklı yazılımların politik kararlardan değil, teknik kararlardan güç alması gerektiğini düşündüğünü söylüyor. Ayrıca Caldera’nın CEO‘su kullanıcıları açık açık özgürlük gayelerini bir kenara bırakıp “Linux’un popülerliği” için çalışmaya teşvik ediyor. (http://www.zdnet.com/stallman-love-is-not-free-3002091004/)

Eğer popülerlikten kastımız, özgür olmayan yazılımlar içeren herhangi bir GNU/Linux dağıtımını kullanan insanların sayısı ise, GNU/Linux sistemlerine özgür olmayan yazılımlar eklemek belki popülerliği artıracaktır. Ancak aynı zamanda bu durum alttan alta, topluluğun, özgür olmayan yazılımları sanki iyi bir şeymiş gibi görmelerini de teşvik etmektedir. Eğer arabayı yolda tutmayı beceremiyorsanız, hızlı sürmenizin ne anlamı var?

Özgür olmayan “eklenti” bir kitaplık ya da programlama aracı olduğunda, özgür yazılım geliştiricileri için bir tuzağa dönüşebilir bu durum. Yazılım geliştiricileri, özgür olmayan bir pakete bağımlılık duyan bir özgür yazılım geliştirdiklerinde, bu yazılım tam anlamıyla özgür bir sistemin parçası olamayacaktır. Motif ve Qt geçmişte pek çok özgür yazılımı bu yolla tuzağa düşürdü ve bu durum, çözümü yıllar süren sorunlar doğurdu. Motif sorunu hâlâ tamamen çözüme kavuşturulamadı, çünkü LessTif’in biraz daha üzerinden geçmek gerekiyor (lütfen siz de gönüllü olun!). Sun’ın özgür olmayan Java uygulaması da benzer bir etki yaratıyor: Java Kapanı (Tarihi not: Kasım 2006 itibariyle Sun şirketi, Java platformunu GNU GPL ile yeniden yayınlama çalışmalarının tam ortasında bulunuyor.)

Eğer topluluğumuz bu yolda ilerlemeye devam ederse, bu durum GNU/Linux‘un geleceğini özgür ve özgür olmayan bileşenlerden oluşmuş bir mozaiğe dönüştürebilir. Bundan beş yıl sonra eminiz ki hâlâ pek çok özgür yazılımımız olacak, ama eğer dikkatli olmazsak, sistemimiz, kullanıcıların bulmayı umduğu özgür olmayan yazılımlar olmaksızın pek kullanışlı olmayacak. Bu gerçekleşirse özgürlük çabalarımız başarısızlığa uğramış demektir.

Eğer özgür alternatifler yayınlamak sadece bir programlama meselesi olsaydı, topluluğumuzun geliştirme kaynakları arttıkça gelecekteki problemleri çözmek daha kolaylaşabilirdi. Ama biz bu işi zorlaştıran tehditlerle karşı karşıyayız: Özgür yazılımı yasaklayan kanunlar. Yazılım patentleri çoğaldıkça ve DMCA benzeri kanunlar, DVD izlemek veya RealAudio yayınlarını dinlemek gibi önemli işler için yapılmış özgür yazılımların geliştirilmesini yasaklamak amacıyla kullanıldıkça, patentli ve saklı veri biçimlerine karşı mücadele etmek için bunları kullanan özgür olmayan yazılımları reddetmekten başka bir yolumuz kalmayacak.

Bu tehditlere cevap verebilmek için pek çok farklı mücadele şekli geliştirmek gerekiyor. Ama bir tehdidi boşa çıkarmak için ihtiyacımız olan şey, her şeyden önce, işbirliği yapma özgürlüğü gayemizi hatırlamaktır. Sırf güçlü, güvenilir yazılımlar üretme arzusunun insanları büyük çabalar sarfetmeye teşvik etmesini bekleyemeyiz. Kendilerinin ve topluluklarının özgürlüğü için savaşan, bunu yıllarca sürdürüp yılmayan insanların kararlılığına ihtiyacımız var.

Bizim topluluğumuzda bu amaç ve kararlılık asıl olarak GNU Projesi’nden kaynaklanıyor. Özgürlükten ve topluluktan, arkasında dimdik durulacak şeyler olarak bahsedenler bizleriz, “Linux”tan bahseden kuruluşlar bunlara pek değinmez. “Linux” ile ilgili dergiler genellikle özgür olmayan yazılımların reklamlarıyla doludur. “Linux”u paketleyen şirketler sisteme özgür olmayan yazılımlar ekliyor; başka şirketler özgür olmayan yazılımlar vasıtasıyla “Linux’u destekliyor”; “Linux” kullanıcı grupları ise bahsi geçen bu yazılımları tanıtmaları için satıcıları davet ediyor. Dolayısıyla topluluğumuzdaki insanların, özgürlük ve kararlılık idealleriyle buluştukları başlıca mekan GNU Projesi’dir.

Peki insanlar bu ideallerle buluştuklarında, bu ideallerin kendileriyle bağlantısını hissedebilecekler mi?

GNU Projesi’nden çıkan bir sistem kullandıklarını bilen insanlar kendileri ile GNU arasında doğrudan bir bağlantı görebilirler. Bizim felsefemizi bir çırpıda kabul etmeseler de en azından bunun hakkında ciddi ciddi düşünmek için bir neden göreceklerdir. Kendilerini “Linux kullanıcıları” olarak gören ve GNU Projesi’nin “Linux için kullanışlı olduğu kanıtlanmış araçlar geliştirdiğine” inanan kişiler kendileri ile GNU arasında sadece dolaylı bir ilişki kurabilirler. GNU felsefesiyle karşı karşıya geldiklerinde de bu felsefeyi gözardı etmeleri muhtemeldir.

GNU Projesi idealisttir ve bugün kim idealizmi savunsa büyük bir engelle karşılaşır. Bu engel; hakim ideolojinin, insanları idealizmi “kullanışsız” bulup göz ardı etmeye teşvik etmesidir. Halbuki bizim idealizmimiz oldukça kullanışlıdır: özgür bir GNU/Linux işletim sistemimizin var olmasının nedeni de budur aslında. Bu sistemi seven insanlar bunun bizim idealizmimiz sayesinde gerçekleştiğini bilirler.

Eğer “görev” gerçekten tamamlanabilmiş olsaydı, emeğimizin takdir edilmesi dışında bir mesele olmasaydı belki bu konuyu boşverebilirdik. Ama bu durumda değiliz. İnsanları yapılacak işleri yapmaya yüreklendirmek için şimdiye kadar yaptıklarımızın takdir edilmesi gerekiyor. Lütfen işletim sistemini GNU/Linux olarak adlandırarak bize yardımcı olun.

gnu.org

0

Richard Stallman Türkiye'de

Hatırlanacağı gibi, 2 Şubat 2015‘te yayımladığımız “Richard Stallman Dünyanın Neresinde?” başlıklı yazıda, Özgür Yazılım Vakfı‘nın kurucusu ve başkanı Richard Matthew Stallman‘ın 27 Şubat 2015‘te İstanbul’da olacağını ve 27-28 Şubat tarihlerinde İstanbul’da, Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Kampüsü’nde ve Sabancı Üniversitesi Orhanlı Yerleşkesi’nde dijital toplumda özgürlüğü tehdit eden pek çok şey olduğunu değerlendireceğini belirtmiştik. Büyük gözetim, sansür, dijital kelepçe ve özgür olmayan yazılımlar konularına değinecek olan Stallman ayrıca, telif hakkı sistemini ele alacak. Teknolojiye halkın erişimini engellemek ve telif hakkı güçlerini artırmak için küresel şirketlerin nasıl lobi yaptıklarını değerlendirecek. İstanbul’daki etkinliğe katılmak için iletişim formunu doldurabilirsiniz. 2 Mart 2015‘te Ankara’ya geçecek olan Stallman, 6 Mart 2015‘e kadar Ankara’da bulunacak. Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi’nde toplum, telif hakları, gözetim ve benzeri konular üzerinde duracak olan Stallman; Özgür Yazılım hareketinin felsefesi, GNU işletim sisteminin durumu ve geçmişi hakkında konuşacak. Ankara’daki etkinliğe katılmak için iletişim formunu doldurabilirsiniz.

Continue Reading →

Richard Stallman (RMS) ile görüşmek isterseniz, rms-assist@gnu.org üzerinden bağlantı kurabilirsiniz. Etkinlikler ile ilgili ayrıntılara Richard Stallman’ın etkinlikler sayfasından ulaşabilirsiniz. Özgür Yazılım Vakfı başkan yardımcısı Jeanne Rasata, 27-28 Şubat 2015’te İstanbul’da, 2-6 Mart 2015’te ise Ankara’da olacak Richard Matthew Stallman’ın konuşmalarını dinlemek üzere tüm özgür yazılım destekçilerinin gerekli ilgiyi göstereceklerine inandığını belirtti. Rasata; dileyenlerin kendilerini GNU social üzerinden takip edebileceğini belirtirken, özgür yazılım destekçilerini Özgür Yazılım Vakfı’na üye olmaya çağırdı.

0

Richard Stallman Dünyanın Neresinde?

Özgür Yazılım Vakfı‘nın kurucusu ve başkanı Richard Matthew Stallman; GNU/Linux ve özgür yazılım konulu bir bir perspektifle geniş bir seyahat programını yürütüyor. Çeşitli çevrelerden türlü etkinliklere katılması için çağrılar alan Richard Stallman’ın, çevrenizdeki eetkinliklere katılmasını isterseniz, rms-assist@gnu.org üzerinden irtibata geçebilirsiniz. Bunun dışında, Dr. Stallman’ın konuşma ve konferanslarını içeren pek çok video ve ses kaydını audio-video.gnu.org altında bulabilirsiniz. Richard Stallman, 27 Şubat 2015‘te İstanbul’da olacak. Dijital toplumda özgürlüğü tehdit eden pek çok şey olduğunu değerlendirecek olan Stallman; büyük gözetim, sansür, dijital kelepçe ve özgür olmayan yazılımlar konularına değinecek. Stallman, web hizmetlerinin kullanımını da ele alacak. Katılmak için iletişim formunu doldurunuz. 28 Şubat 2015‘te yine İstanbul’da özgür yazılım dostlarıyla buluşacak olan Stallman, bu kez telif hakkı sistemini ele alacak. Teknolojiye halkın erişimini engellemek ve telif hakkı güçlerini artırmak için küresel şirketlerin nasıl lobi yaptıklarına değinecek. Katılmak için iletişim formunu doldurunuz. Richard Stallman, 2 Mart 2015‘te Ankara’ya geçecek. Ankara Üniversitesi’nde Özgür Yazılım hareketinin felsefesi, GNU işletim sisteminin durumu ve geçmişi hakkında konuşacak. Katılmak için iletişim formunu doldurunuz. Stallman, 6 Mart 2015‘te yine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kampüsü’nde Linux çekirdeği ve Özgür Yazılım hareketi tarafından geliştirilen GNU işletim sistemi ile kendi bilgisayarını kontrol etme konularını ele alacak. Katılmak için iletişim formunu doldurunuz.

Son olarak bir noktaya dikkatinizi çekmek isterim; Stallman’ın bir Facebook hesabı hiç olmadı. FSF’nin bu konudaki görüşü biliniyor. Twitter’dan bir post göndermedi. Ancak diğer sitelere yorum yazabilmek için bir Twitter hesabı var. Özgür Yazılım Vakfı başkan yardımcısı Jeanne Rasata, 27-28 Şubat 2015’te İstanbul’da, 2-6 Mart 2015’te ise Ankara’da olacak Richard Matthew Stallman’ın konuşmalarını dinlemek üzere tüm özgür yazılım destekçilerinin gerekli ilgiyi göstereceklerine inandığını belirtti. Rasata; dileyenlerin kendilerini GNU social üzerinden takip edebileceğini belirtirken, özgür yazılım destekçilerini Özgür Yazılım Vakfı’na üye olmaya çağırdı.

0