Archive | Nisan, 2017

LibreOffice 5.4 için ilk hata avcılığı oturumu

Kararlı sürüm duyurusunun Temmuz ayının sonunda yapılmasının planlandığı sürüm takviminde belirtilen LibreOffice 5.4 için ilk hata avcılığı oturumu 28 Nisan 2017 Cuma günü gerçekleştirileceği, Italo Vignoli tarafından duyuruldu. The Document Foundation (TDF), LibreOffice 5.4 ile ilgili gelişmeleri ve sürümde olagelen yenilikleri takip etmek için sürüm notlarının incelenebileceğini belirtiyor. Etkinliğin LibreOffice 5.4’ün ilk Alpha  versiyonuyla gerçekleştirileceği ve söz konusu sürümün,  etkinlikten üç-beş gün önce ön sürümler sayfasından yayınlanacağı belirtiliyor. Sürüm; GNU/Linux (DEB ve RPM), Mac OS ve Windows için elde edilebilir olacak. Hata avcılığı oturumuyla ilgili ayrıntılara oturum sayfasından ulaşabilirsiniz.

Continue Reading →

Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi edinmek için blog.documentfoundation.org sayfasından yararlanılabilir.

0

Mesa 17.0.4 duyuruldu

Sürüm adayı 14 Nisan 2017’de duyurulan Mesa 17.0.4’ün final sürümü, Emil Velikov tarafından duyuruldu. Mesa 17.0.4’ün kullanıma sunulduğunu duyurmaktan mutlu olduğunu söyleyen Velikov; VMWGFX ve diğer sürücüler için GBM temizleme düzeltmesiyle gelen sürümde, bir performans gerilemesinin düzeltildiğini ifade etti. Nouveau ve i965 için çeşitli düzeltmeler içeren sürümde, Haiku inşa sorunları çözülmüş bulunuyor. Kullanıcıların yazılımı yeni sürüme güncellemeleri öneriliyor. Mesa 17.0.4 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Continue Reading →

Mesa 17.0.4 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

0

Açık Kaynak, niçin özgür yazılım noktasını kaçırıyor?

Bir yazılımı “özgür” olarak adlandırdığımızda, bunun anlamı yazılımın kullanıcının temel özgürlüklerine saygı duymasıdır: çalıştırma, anlama ve değiştirme, ve kopyaları değişiklik yaparak veya yapmayarak tekrar dağıtma özgürlüğü. Bu bir özgürlük meselesidir, ücret değil, bu yüzden “bedava bira” yerine “konuşma özgürlüğünü” akla getirmek gerekmektedir. Bu özgürlükler yaşamsal öneme sahiptir. Temeldirler, sadece birey olarak kullanıcının hatırı için değil, ayrıca toplumun hepsi için temeldirler, çünkü sosyal dayanışmayı – paylaşım ve işbirliği – geliştirmektedirler. Kültürümüz ve yaşamsal etkinliklerimiz gittikçe daha fazla sayısallaştıkça daha da önem kazanmaktadır. Sayısal ses, görüntü ve kelimelerin olduğu bir dünyada, özgür yazılım genel olarak özgürlük içi asli hale gelmektedir.

Continue Reading →


Dünyadaki onlarca milyon insan şimdi özgür yazılımı kullanmaktadır; Hindistan ve İspanya’daki bazı bölgelerindeki okullar öğrencilere özgür GNU/Linux işletim sistemi kullanmayı öğretmektedirler. Bu kullanıcıların çoğu, ne yazık ki, bu sistemi geliştirmemizdeki ve özgür yazılım topluluğunu inşa etmemizdeki etik nedenleri hiç duymamışlardır, çünkü bu sistem ve topluluk çoğunlukla “açık kaynak” olarak adlandırılmaktadır, bu kavrama özgürlüğün zar zor dile getirildiği farklı bir felsefe yüklenmiştir.

Özgür yazılım hareketi bilgisayar kullanıcılarının özgürlüğü için 1983’ten beri kampanya yürütmektedir. 1984 yılında özgür işletim sistemi GNU’nun geliştirmesini başlattık, böylece kullanıcıların özgürlüğünü engelleyen özgür olmayan işletim sistemlerinden kaçınabilirdik. 1980’lerde, sistemin temel bir çok bileşenini geliştirdik ve GNU Genel Kamu Lisansını (GNU GPL) programın tüm kullanıcılarının özgürlüğünü koruyacak bir lisans olarak tasarladık.

Özgür yazılımın bazı kullanıcı ve geliştiricileri özgür yazılım hareketinin amaçlarına katılmadılar. 1998 yılında, özgür yazılım topluluğunun bir kısmı ayrıldı ve “açık kaynak” ismi üzerine kampanya başlattılar. Bu terim başlangıçta “özgür yazılım” terimindeki yanlış anlamayı önlemek üzere önerilmişti, ancak kısa zamanda özgür yazılım hareketindeki felsefik görüşlerden oldukça farklı görüşlerle ilişkilendirildi.

Açık kaynak destekçilerinin bir kısmı terimi “özgür yazılım için pazarlama kampanyası” olarak düşündü, bu şekilde şirket yöneticilerine, duymak istemeyecekleri doğru ve yanlış konularını gündeme getirmeden, yazılım’ın pratik yararlarına dikkat çekeceklerdi. Diğer destekçiler özgür yazılım hareketinin etik ve sosyal değerlerini açıkça redettiler. Görüşleri ne olursa olsun, açık kaynak için kampanya yürütürken, bu değerleri ne savundular ne de belirttiler. “Açık kaynak” terimi kısa sürede sadece pratik değerlere dayanan fikir ve savlarla ilişkili bir hale geldi. Bu pratik değerler arasında güçlü, güvenilir yazılım yapmak gibi şeyler vardı. Açık kaynağın çoğu destekçisi bu duruma geldi, ve aynı ilişkiyi yaptılar.

Neredeyse tüm açık kaynak yazılımlar özgür yazılımdır. İki terim neredeyse yazılımın aynı kategorisini tanımlamaktadır, ancak temel olarak farklı değerleri taban alan farklı görüşlere dayanırlar. Açık kaynak bir geliştirme yöntembilimidir, özgür yazılım bir sosyal harekettir. Özgür yazılım hareketi için, özgür yazılım etik bir zorunluluktur, çünkü sadece özgür yazılım kullanıcıların özgürlüğüne saygı duyar. Farklı olarak, açık kaynak felsefesi sadece pratik anlamda yazılım nasıl daha “iyi” yapabiliriz konusunu önemser. Özgür olmayan yazılımın eldeki pratik problem için değersiz bir çözüm olduğunu söyler. Özgür yazılım hareketi için ise, özgür olmayan yazılım bir sosyal problemdir, çözüm ise onu kullanmayı bırakmak ve özgür yazılıma geçmektir.

“Özgür yazılım” “Açık kaynak”. Eğer ikisi aynı yazılımsa, hangi ismi kullandığımızın bir önemi var mıdır? Evet, çünkü farklı kelimeler farklı fikirleri ifade ederler. Başka bir isimdeki bir özgür program bugün size aynı özgürlüğü verse de, kalıcı bir özgürlüğün oluşturulması herşeyin ötesinde önce tüm insanlara özgürlüğün değerini öğretmeye dayanır. Eğer bunu yapmakta yardımcı olmak istiyorsanız, “özgür yazılım”dan konuşmak olmazsa olmazdır.

Özgür yazılım hareketinde olan bizler açık kaynak kampını bir düşman olarak düşünmüyoruz; düşman özel mülk (özgür olmayan) yazılımdır. Ama biz insanların, bizim özgürlüğün tarafını tuttuğumuzu bilmelerini istiyoruz, bu yüzden yanlış bir şekilde açık kaynak destekçileri olarak etiketlenmeyi kabul etmiyoruz.

“Özgür Yazılım” ve “Açık Kaynak” İle İlgili Başlıca Yanlış Anlamalar

“Özgür yazılım” terimi yanlış anlamaya açıktır (Ç.N.: İngilizce’si “free software” için geçerlidir bu yanlış anlama): istenmeyen bir anlam “ücretsiz bir şekilde edinebildiğiniz yazılım” terime uyduğu gibi, ayrıca istenen anlam “kullanıcılara belirli özgürlükleri sağlayan yazılım” anlamını da vermektedir. Bu sorunu özgür yazılımın tanımını yayınlayarak, ve “bedava bira değil, özgür konuşmayı düşünün” ifadesiyle ele alıyoruz. Bu mükemmel çözüm değildir, sorunu tamamen çözemez. Kafa karıştırmayan ve doğru bir terim daha iyi olurdu, eğer başka bir problem yaratmıyorsa.

Maalesef, İngilizce’deki tüm alternatiflerin kendine özgü sorunları var. İnsanlar tarafından önerilen bir çok kelimeye baktık, ama hiçbiri çok açık bir şekilde değiştirmenin doğru bir fikir olacağı kadar “doğru” değildi. (Örneğin, bazı kapsamlarda Fransızca ve İspanyolca “libre” işe yaramaktadır, ama Hindistan’daki insanlar bu kelimeyi hiç anlamamaktadır.) “Özgür yazılım”la değiştirmek üzere önerilen her kelime bir çeşit anlamsal soruna sahip – bunların içerisinde “açık kaynak yazılım”da var.

Açık kaynak yazılımın resmi tanımı (Açık Kaynak Oluşumu tarafından yayınlanmıştır ve buraya alıntılamak için oldukça uzundur) bizim özgür yazılım ölçütlerimizden dolaylı olarak türetilmiştir. Aynı değildir; bazı açılardan daha gevşektir. Bununla beraber, pratikte bizim tanımımıza oldukça yakındır.

Ancak, “açık kaynak yazılım ifadesinin açık anlamı – ve çoğu insanın olduğunu düşündüğü anlamı – “Kaynak koda bakabilirsiniz.” Bu ölçüt özgür yazılım tanımından oldukça zayıftır, ayrıca açık kaynağın resmi tanımından da oldukça zayıftır. Özgür veya açık kaynak olmayan bir çok programı da içerir.

“Açık kaynak”ın bu açık anlamı, savunulan anlam olmadığına göre, çoğu insanın terimi yanlış anladığı sonucuna varabiliriz. Yazar Neal Stephenson’a göre “Linux ‘açık kaynak’ yazılımdır basitçe şu anlama gelir herkes kaynak kod dosyalarının kopyalarını alabilir” Bilinçli bir şekilde “resmi” tanımı redettiğini veya şüphelendiğini düşünmüyorum. Bence basitçe İngilizce dilinin alışkanlıklarını uygulayarak terim için bir anlam ortaya çıkardı. Kansas eyaleti benzer bir tanım yayınlamıştır: “Açık kaynak yazılım (OSS) kullanın. OSS kaynak kodu özgürce ve kamusal olarak elde edilebilir, her ne kadar bazı lisans anlaşmalarına bağlı olarak kod ile yapabildikleriniz değişiklik gösterse de.”

New York Times özel mülk yazılım geliştiricilerini on yıllardır uyguladığı kullanıcı beta testlerini – bazı kullanıcıların yazılımların ön sürümlerini denemesi ve güvenilir geri bildirimler vermesi – kastederek terimin anlamını esnekleştiren bir makale yayınlamıştır.

Açık kaynak destekçileri bu durumla resmi tanımlarını işaret ederek başa çıkmaya çalışmaktadır, ancak bu düzeltici yaklaşım onlar için bize göre daha az etkilidir. “Özgür yazılım” terimi (çn. İngilizcesi – “free software” Türkçe’de tek bir anlamı vardır) iki doğal anlama sahiptir, bu anlamlardan biri istenilen anlamdır, böylece eğer bir kişi “özgür konuşma, bedava bira değil” fikrini edindiğinde bir daha yanlış anlamayacaktır. Ancak “açık kaynak” terimi bir doğal anlama sahiptir, bu anlam destekçilerinin istediği anlamdan farklıdır. Bu yüzden resmi tanımı açıklamanın ve doğrulamanın kısa bir yolu yoktur. Bu karmaşayı daha da kötüleştirmektedir.

“Açık kaynak” teriminin bir başka yanlış anlaşılması “GNU GPL kullanmıyor” anlamına geldiği fikridir. Bu “özgür yazılım GPL ile kapsanmış yazılım anlamına gelir” yanlış anlaşılmasıyla birlikte görünme eğilimine sahiptir. Bunlar eşit derecede hatalıdır, çünkü GNU GPL açık kaynak lisans olarak kabul edilmektedir, ve çoğu açık kaynak lisansı özgür yazılım lisansı olarak nitelendirilmektedir.

Farklı Değerler Benzer Sonuçlara Götürebilir…Ama Her Zaman Değil

1960’lardaki radikal gruplar siyasal ayrışmalara itibar kazandırdılar; siyasal yapılır bölünüyordu çünkü stratejilerinin ayrıntılarında anlaşamıyorlardı ve ardından benzer temel hedef ve değerlere sahip olsalar da iki kardeş grup birbirini düşman olarak görüyorlardı. Sağ kanat bunu tüm solu eleştirmek için kullandı.

Bazıları özgür yazılım hareketini, açık kaynak ile anlaşmazlığını radikal grupların anlaşmazlığıyla karşılaştırma üzerinden kötülemeye çalışır. Tersine de sahipler. Biz açık kaynak kampıyla temel hedef ve değerlerden dolayı anlaşamıyoruz, ancak onların ve bizim bakış açımız çoğu durumda aynı pratik davranışa yol açmaktadır – özgür yazılım geliştirmek gibi.

Sonuç olarak, özgür yazılım hareketinden ve açık kaynak kampından insanlar yazılım geliştirme gibi pratik projeler üzerinde sıkça birlikte çalışmaktadırlar. Bu kadar farklı felsefik görüşlerin farklı insanları aynı projelere katkı sağlamaya güdülemesi dikkate değerdir. Bununla beraber, temel olarak farklı bakış açılarının tamamen farklı eylemlerle sonuçlandığı durumlar da vardır.

Açık kaynak fikri, kullanıcıların yazılımı daha güçlü ve güvenilir yapmak üzere değiştirmesi ve tekrar dağıtmasına izin verilmesidir. Ancak bu garanti edilmemektedir. Özel mülk yazılım geliştiricilerinin yeteneksiz olması gerekmez. Bazen onlar da güçlü ve güvenilir program üretebilirler, program kullanıcıların özgürlüğüne saygı göstermese de. Özgür yazılım aktivistleri ve açık kaynak heveslileri bu duruma oldukça farklı tepki gösterecektir.

Salt açık kaynak heveslisi, özgür yazılım düşüncelerinden hiç etkilenmemiş olan biri, “Bizim geliştirme modelimizi kullanmadan bu çok iyi çalışan programı yapabildiğinize şaşırdım. Bir kopya edinebilir miyim?” diyecektir. Bu tutum özgürlüğümüzü ortadan kaldıran tasarıları ödüllendirip, özgürlüğün kaybına neden olacaktır.

Özgür yazılım aktivisti ise “Programınız oldukça ilgi çekici, ancak özgürlüğü daha fazla önemsiyorum. Bu yüzden programınızı redediyorum. Bunun yerine özgür bir alternatifin geliştirildiği bir projeyi destekleyeceğim.” Eğer özgürlüğümüze değer veriyorsak, onu korumak ve savunmak için eylemeye geçeriz.

Güçlü, Güvenilir Yazılım Kötü Olabilir

Yazılımın güçlü ve güvenilir olmasını istememizin ana fikri yazılımın kullanıcılara hizmet ettiği varsayımından gelir. Eğer güçlü ve güvenilir ise, kullanıcılara daha iyi hizmet edecektir.

Ama eğer özgürlüklerine saygı duyuyorsa o zaman yazılım kullanıcılara hizmet ediyordur. Eğer yazılım kullanıcıları üzerine zincir koymak üzere tasarlandıysa ne olacaktır? Bu durumda güçlülük zincirlerin daha iyi kısıtladığı, güvenilirlik ise çıkarılmasının zorlaştığı anlamına gelecektir. Kullanıcıları gözetlemek, kullanıcıları sınırlamak, arka kapılar, ve dayatılmış yükseltmeler gibi kötü niyetli özellikler özel mülk yazılımlarda oldukça yaygındır, ve bazı açık kaynak destekçileri bu özellikleri açık kaynak programlarda da gerçekleştirmek istemektedir.

Film ve kayıt şirketlerinin baskısı altında, bireyler için yazılımlar gün geçtikçe artan şekilde kullanıcıları kısıtlamak üzere tasarlanmaktadır. Bu kötü niyetli özellik “Sayısal Kısıtlamalar Yönetimi – Digital Restrictions Management (DRM)” (DefectiveByDesign.org adresini ziyaret edin) olarak bilinmektedir ve bu özellik özgür yazılımın sağlamak istediği özgürlük ruhunun antitezidir. Sadece ruhun değil: DRM’in hedefi özgürlüğünü ayaklar altına almak olduğundan, DRM geliştiricileri DRM gerçekleştiren yazılımı değiştirmenizi oldukça zorlaştırmakta, imkansızlaştırmakta ve hatta yasadışı hale getirmektedir.

Yine de bazı açık kaynak destekçileri “açık kaynak DRM” yazılım önermişlerdir. Fikirleri şudur eğer şifrelenmiş ortama erişiminizi kısıtlamak üzere tasarlanmış programların kaynak kodunu yayınlayarak ve diğerlerinin onu değiştirmesini sağlayarak, sizin gibi kullanıcıları kısıtlamak üzere çok daha güçlü ve güvenilir bir yazılım üreteceklerdir. Bu yazılım daha sonra size değiştirme izni vermeyen aygıtlar üzerinde ulaştırılacak.

Yazılım açık kaynak olabilir, ve açık kaynak geliştirme modelini kullanabilir, ancak onu çalıştıran kullanıcının özgürlüğüne saygı duymadığı için özgür yazılım olmayacaktır. Eğer açık kaynak geliştirme modeli bu yazılımı sizi kısıtlamakta daha güçlü ve güvenilir yapmakta başarılı olursa, bu herşeyi daha da kötüleştirecektir.

Özgürlük Korkusu

Özgür yazılım hareketinden koparak açık kaynak kampını oluşturanlar için başlangıçtaki ana güdü “özgür yazılım”ın etik fikirlerinin bazılarını sıkıntılı bir duruma sokmasıdır. Bu doğrudur: özgürlük gibi etik konuları ileri sürmek, sorumluluklardan ve yarardan bahsetmek, insanlardan normalde yok sayacakları, davranışları etik mi gibi, şeyler hakkında düşünmelerini istemektir. Bu bir rahatsızlığı ortaya çıkarabilir, ve bazı insanlar basitçe zihinlerini buna kapatabilirler. Ancak bu durum bizim bu konular hakkında konuşmayı bırakmamızı gerektirmez.

Bu, her nasılsa, açık kaynak liderlerinin yapmaya karar verdiği şeydir. Etik ve özgürlük hakkında sessiz kalarak, ve bazı özgür yazılımların sadece anlık pratik yararlarından bahsederek yazılımı bazı kullanıcılara, özellikle işletmelere, daha kolay “sattıklarını” farkettiler.

Bu yöntem etkili olduğunu kanıtladı, kendi şartlarıyla. Açık kaynak söylemi çoğu işletmeyi ve bireyi özgür yazılım kullanmak ve hatta geliştirmek yönünde ikna etti, bu da topluluğumuzun genişlemesine katkı sağladı -ama sadece yüzeysel, pratik seviyede. Açık kaynak felsefesi, tamamen salt pratik değerleriyle, özgür yazılımın daha derin anlaşılmasını engellemektedir; bir çok insanı topluluğumuza getirmektedir, ama onlara savunmayı öğretmemektedir. Bu iyidir, gidebildiği kadar, ama özgürlüğün güvenliğini sağlamak için yeterli değildir. Kullanıcıları özgür yazılıma çekmek, kendi özgürlüklerini savunacak şekle kavuşturacak yolun sadece bir parçasıdır.

Yakın zamanda veya daha sonra bu kullanıcılar bazı pratik avantajlar için özel mülk yazılım kullanmayı ikna edilecektir. Sayısız firma bu tarz cazibeler sunmaktadır, hatta bazıları bedava kopyalar da sunmaktadır. Kullanıcı neden reddetsin? Sadece eğer özgür yazılımın kendisine sağladığı özgürlüğe değer vermeyi öğrendiyse, belirli bir özgür yazılımın kendisine sağladığı teknik ve pratik kolaylıktan ziyade özgürlüğe değer verdiği için. Bu fikri yaymak için, özgürlük hakkında konuşmalıyız. Belli bir miktarda işletmelere yönelik “sessiz kalma” yaklaşımı topluluk için yararlı olabilir, ama eğer özgürlük sevgisinin bir ayrıksılık olarak görülmesi yaygınlaşırsa tehlikelidir.

Bu tehlikeli durum tam olarak neye sahip olduğumuzdur.

Özel mülk eklenti yazılım ve kısımsal olarak özgür olmayan GNU/Linux dağıtımları verimli bir zemin bulmuşlardır, çünkü topluluğumuzun büyük bir kısmı yazılımlarıyla ilgili özgürlük konusunda ısrarcı değildir. Bu bir rastlantı değildir. Çoğu GNU/Linux kullanıcısı sistemle “açık kaynak” tartışmasıyla tanışmaktadır, bu tartışmada özgürlük bir amaç olarak anlatılmamaktadır. Pratikler özgürlüğü desteklememekte ve özgürlüğün hakkında konuşup elden ele geçmesine neden olmamaktadır. Bu eğilimi aşmak için, özgürlük hakkında daha az değil, daha fazla konuşmamız gerekli.

 Sonuç

Açık kaynak savunucuları yeni kullanıcıları topluluğa çektikçe, biz özgür yazılım aktivistleri özgürlük konusunu onların dikkatine çekme görevini üstlenmeliyiz. Söylememiz gerekir ki, “Bu özgür yazılımdır, ve size özgürlük sağlar!” – her zamankinden daha fazla ve daha yüksek sesle. Her “açık kaynak” yerine “özgür yazılım” dediğinizde mücadelemize yardımcı olmuş olursunuz.

Dipnotlar

Lakhani ve Wolf’un özgür yazılım geliştiricilerinin güdüsü üzerine bildirisi önemli oranda bir kesimin yazılımın özgür olması gerektiği görüşüyle güdülendiğini belirtmektedir. Bu sonuç, konuyu etik bir konu olarak ele alan görüşü desteklemeyen SourceForge üzerindeki geliştiricilerin incelendiği gerçeğine rağmendir.

Richard Stallman

gnu.org

0

SeaMonkey’in 2.48 Beta 1 Sürümü Duyuruldu

Mozilla tarafından geliştirilen ve bir web tarayıcısı olduğu kadar aynı zamanda bir e-posta yöneticisi, HTML editörü, IRC sohbet programı ve haber takip programı olan SeaMonkey’in 2.48 Beta 1 sürümü duyuruldu. SeaMonkey projesinin SeaMonkey 2.48 Beta 1’i sunmaktan gurur duyduğu belirtilirken, Firefox 51 ile aynı Mozilla platformunda oluşturulan sürüm; HTML5, donanım hızlandırma ve gelişmiş JavaScript hızı gibi web teknolojilerinin son gelişmelerini içeriyor. SeaMonkey 2.48 Beta 1’in Windows, Mac OS X ve GNU/Linux için 18 dilde kullanıma hazır olduğu ifade edilirken, bunun bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiği hatırlatıldı. SeaMonkey 2.48 Beta 1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu ya da sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Continue Reading →

SeaMonkey’in 2.48 Beta 1 edinmek için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

 

0

Mesa 17.1.0-rc1 duyuruldu

Mesa‘nın yeni sürümü 17.1.0’ın ilk sürüm adayı, Emil Velikov tarafından duyuruldu. Önümüzdeki ay yayınlanması planlanan Mesa 17.1.0’ın test edilmek üzere kullanıma sunulduğunu belirten Velikov; bunun bir test sürümü olduğunun unutulmaması ve yalnızca test etmek amacıyla kullanılması gerektiğini hatırlattı. Mayıs ayında çıkarılması planlanan final sürüme kadar, her Cuma bir sürüm adayı çıkarmayı düşündüklerini belirten  Velikov; 17.0 serisinin de 17.1.1 sürümüne kadar serbest bırakıldığını ifade etti. Final sürüme kadar, kullanıcılardan gelecek geri bildirimlerin beklendiği ifade ediliyor. Mesa 17.1.0-rc1 hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebilirsiniz.

Continue Reading →

Mesa 17.1.0-rc1 edinmek için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

0

Calligra 3.0.0.1 için yeni bir güncelleme duyuruldu

15 Ocak 2017’de duyurulan Calligra Suite’in 3.0.0.1 sürümü için bir hata düzeltme güncellemesi olarak duyurulan yeni versiyonu, çeşitli düzeltmeleri içeriyor. OK tuşlarını kullanırken meydana gelen bir hatanın düzeltildiği sürümde, bilimsel sayıların biçimlendirilmesinin geliştirildiği söyleniyor. Hücre kenarlıklarının kaydedilmesi ve yüklenmesinde de kimi iyileştirmeler yapılan sürümde, bir grafik bileşeni silindiğinde ortaya çıkan problem de giderilmiş bulunuyor. Calligra 3.0.0.1 için yeni bir güncelleme hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu inceleyebileyebilirsiniz. Koffice geliştirici ekibinin Koffice’i baştan yaratmak için yola çıkması üzerine başlayan Calligra Suite projesine; uzun süren çalışmaların ardından uygulamaların isimleri değiştirilmiş, kimi yeni uygulamalar eklenmiş, arayüz sadeleştirilmiş, dokunmatik cihazlar için destek verilmiş, yazılıma Microsoft Office belge biçimlerini içe aktarma özelliği kazandırılmış, ayrıca GNU/Linux dışında FreeBSD, Windows ve Mac OS X gibi sistemler için destek sağlanmış bulunuyor. Microsoft Office belgelerini eskisine oranla başarılı bir biçimde içe aktarabilen Calligra, normal arayüzü dışında Calligra Mobile (Nokia N900 telefonlar için) ve Calligra Active (tabletler için Kde’nin tablet arayüzü Active One gerektiriyor) arayüzlerine sahip. Calligra Suite, öntanımlı olarak özgür belge biçimlerini (ODF) kullanıyor ve Google belgeleriyle bütünleşik çalışabiliyor.

Continue Reading →

Calligra Suite uygulamaları şunlardır:

Ofis Uygulamaları

Calligra Words – Kelime İşlemci

Calligra Sheets – Hesap Tablosu

Calligra Stage – Sunum

Calligra Flow – Diyagram Editörü

Kexi – Veritabanı Oluşturucu

Braindump – Not Alma

Grafik Uygulamaları

Krita – Çizim Uygulaması

Karbon – Vektörel Çizim Uygulaması

Yönetim Uygulamaları

Calligra Plan – Proje Yöneticisi

0

Maui 2.x’in Maui 17.03’e yükseltilmesi

Mevcut Maui 2.x kullanıcıları için Maui 17.03’e yükseltme seçeneği artık mümkündür. Yükseltme işlemini gerçekleştirmek üzere kurulum için gerekli bazı ayrıntılar söz konusu. Kullanıcılar için çok kararlı bir masaüstü deneyimi sağlamak isteyen Maui Linux‘un bu güncellemesi isteğe bağlıdır ve Maui 2.x’in varsayılan yapılandırması içinde otomatik olarak gerçekleşmez. Yükseltmeyi gerçekleştirmek isteyenlere mevcut sistemlerini ve kişisel verilerini yedeklemeleri öneriliyor. Ubuntu uzun süreli destek (LTS) sürümlerine dayanan KDE neon üzerine yapılandırılan Maui Linux’un web sayfasında, resimli bir yükseltme rehberi yayımlanmış bulunuyor. Hızlı ve kolay kullanımlı, ancak her seviyedeki bilgisayar kullanıcısı için güçlü bir seçenek sunan Maui 17.03; KDE Plasma 5.9.3, KDE Frameworks 5.31, Qt 5.7.1 içeriyor ve 4.4.0~65 LTS Linuxçekirdeği üzerine yapılandırılmış bulunuyor.

Continue Reading →

Maui 17.03’e yükseltilmesiyle ilgili web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

0