Archive | Belgeler

Kitap, dergi vb.

Hack Kültürü ve Hacktivizm: Yeni bir Siyaset Biçimi

Bir yıl önce gerçekleştirdiğimiz HackCon I etkinliği oldukça verimli tartışmalara vesile oldu. Her toplantıda olduğu gibi, süre kısıtı nedeniyle sözler biraz eksik kaldı. Bu kitap yarım kalan sözlerin kısmen tamamlanması ya da derli toplu bir özeti anlamına geliyor. Toplantımıza katılan, bu derlemeye yazılarını veren tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Kitabın birbirinden değerli yazarları sayesinde konuyu hemen her boyutu ile ele almaya çalıştık. Hack kültürü ve hackerların ülkemizde ve dünyada çarpıtılmış bir kavram içine sıkıştırılmasını eleştirmeye ve toplumda oluşan negatif algıyı değiştirmeye yardımcı olacak bir içerik hazırlamaya özen gösterdik. Konuyu tarihsel, sosyolojik, güncel, politik ve kültürel yönleri ile tartışan yazılar seçtik. Hackerlığı bilgisayar korsanlığına indirgeyen düzeysiz tartışmaları bir tarafa atıp, Türkiye’de de bu olgunun hakettiği gibi tartışılması hedefledik. Kitabımızda maalesef bir yazımız eksik. Toplantımıza katılan Ufuk Eriş’in makalesini bu çalışmaya almak için çok uğraştık. Fakat bir türlü olamadı. Umarım bu görüşler bir sonraki güncellememizde ya da internet üzerinde çeşitli mecralarda okucuyuları ile buluşur.

Continue Reading →

Kitabımızın bir de özel anlamı var. Değerli hocamız Mustafa Akgül, yaşamı ve bıkıp usanmadan peşinden koştuğu idealleri ile Türkiye’de toplumun ve özellikle de egemenlerin İnternet’e ilişkin negatif algısını değiştirmeye uğraştı, uğraşmaya da devam ediyor. Jargona uyacak olursak bu algıyı hacklemeye çabalıyor. Bir şeyleri değiştirmenin, yönetime katılmanın, karar verici politikacı ve bürokratları ortak aklın, bilimin aydınlığına uydurmanın oldukça zor olduğu bu ülkede bu çabanın kendisi büyük bir başarı örneğidir. Maalesef kamu ve siyasetçiler tarafında bu çabalar duvarlara çarpmaya devam etmekte, neticeler alması uzun süreler almakta. Ama biz zaten bu mücadelenin uzun soluklu olduğunu yine Akgül hocamıza bakarak öğreniyoruz.

Kendi payımıza bu çabaların neticesiz kalmadığını bu çalışmayla göstermek istedik. Bu kitabı kendisine armağan ediyoruz.

Kendisiyle yanyana olmak bizim için hem bir onur hem de büyük bir şans.

Mücadelemizde sayısız başarıları birlikte tatmak dileğiyle..

Teşekkürler Akgül hoca.

Bu, Yetkin Sal’ın sunuş yazısıydı. Yetkin Sal’ın sunuşuyla gelen Hack Kültürü ve Hacktivizm: Yeni bir Siyaset Biçimi adlı e-kitap; Ali Rıza Keleş, Gökşin Akdeniz, Ahmet Sabancı, Pınar Demirkıran, Erkan Saka, Özgür Uçkan, Ulvi Yaman, Julian Assange (Çeviri: K. Deniz Öğüt), Seda Gürses (Çeviri: Senem Emirzeoğlu), Aaron Swartz (Çeviri: Işık Barış Fidaner), Mentor (Çeviri: Işık Barış Fidaner), Işık Barış Fidaner, Gamze Göker ve ker- Mutlu Binark’ın katkılarıyla oluşmuş bir eser. Edinmek için tıklayınız.

0

Beej’in Ağ Programlama Kılavuzu

Hey! Soket programlama ile başınız belada mı? Bütün bu ayrıntılar man sayfalarından çekip çıkarmak için çok mu zor? En temel internet programlama tekniklerini öğrenmek istiyorsunuz ama tonlarca struct ve bunları bind() işlevini çağırmadan connect() vs. vs.ye parametre olarak nasıl geçeceğiniz konusunda binlerce ayrıntıyı öğrenmeye vaktiniz yok mu? Hımm, bakın burada ne var? Bütün bu sinir bozucu ayrıntılarla ben zamanında boğuştum ve herkesle deneyimlerimi paylaşmak için can atıyorum! Doğru yere geldiniz. Bu belge ortalama bir C programcısına tüm bu ağ meseleleri ile ilgili temel kavramları ve pratik uygulamaları verecek düzeydedir. Bu belge bir öğretici olarak tasarlanmıştır ve tam teşekküllü bir başvuru kılavuzu değildir. Soket programlama konusuna ciddi ciddi merak salan bireyler tarafından adım adım okunursa işe yarayacaktır. Bu belge kesinlikle eksiksiz bir soket programlama kılavuzu değildir. Eğer şu man sayfalarının sizin için biraz daha anlamlı hale gelmesini sağlarsa bu belge amacına ulaşmış demektir..

Continue Reading →

Kitabına böyle başlıyor, Brian “Beej” Hall. Kısaca kitabının ne bir işe yarayacağına ve kimler için yararlı olacağına değiniyor. Umarım beğenirsiniz. Beej’in Ağ Programlama Kılavuzu adlı e-kitabı edinmek için tıklayınız.

0

Standart C Programlama Dili

C programlama dili, günümüzde en yaygın kullanılan dillerden biridir. C dili, COBOL, FORTRAN, PL/I gibi eski programlama dilleri grubuna dahil edilemeyeceği gibi, Ada, Modula-2 gibi yeni sayılabilecek dil grubuna da girmez. C dili, klasik programlama dilleri kavramlarının, yeni, basit ve kolay kullanılır bir şekilde sağlandığı pratik bir dildir. C’nin popülaritesi daha çok UNIX’inki ile ilişkilidir, çünkü C, ilk olarak, UNIX dünyasının programlama dili olarak ortaya çıkmıştır. Bu popülarite, kişisel bilgisayarların çoğalması ve bunlar üzerindeki güçlü derleyici ile programlama ortamlarının kullanılabilir hale gelmesinden sonra daha çok artmıştır. Bu ders kitabı, programlama dilleri üzerine Türkiye’de hazırlanan ders kitapları açığını kapatma amacını gütmektedir. Bilgisayar sistemlerine giriş, sistem programlama, sistem yazılımı ve işletim sistemleri gibi, C dilinin programlama projeleri geliştirilmesinde öğretildiği ve kullanıldığı dersler için tasarlanmıştır. Kitap, üniversite birinci ve ikinci sınıfında okuyan öğrenciler için hedeflenmiştir, ancak daha yüksek düzeyde de bir başvuru kitabı olarak kullanılabilir. Bu kitabı okuyacakların, en az bir yapısal programlama dilini—örneğin Pascal, QuickBasic veya COBOL—bilmeleri ve veri yapıları konusunda temel bilgilere sahip olmaları beklenmektedir. Bu kitap, özellikle yazılım geliştirme projelerinde C dilini kullanmayı düşündükleri için, programlama dili bilgilerini genişletmek isteyen bilgi işlem uzmanları gibi kişilerin kendi başlarına okuyabilecekleri şekilde de hazırlanmıştır.

Continue Reading →

Fedon Kadifeli, A. C. Cem Say ve M. Ufuk Çağlayan tarafından yazılan Standart C Programlama Dili adlı e-kitabı edinmek için tıklayınız.

0

Kurumsal Firmalar için Postfix + LDAP

Mail’in tarihçesi günümüzde kullandığımız internetin tarihçesinden daha eskidir. Büyük bilgisayarların (Mainframe’lerin) var olduğu ama henüz internetin olmadığı zamanlarda mail iletme mekanizması mevcuttu. Bu yıllar 1972 yılından önceki yıllardı. O yıllarda, çoklu kullanıcılı işletim sistemleri mevcuttu ve bilgisayar kullanıcıları bu büyük bilgisayara terminaller aracılığı ile bağlanıyorlardı. Bu zamanlarda kullanıcıların birbirleri ile iletişim ihtiyacı baş gösterdi ve bunun için küçük bir mekanizma üretildi. A kullanıcısı, B kullanıcısına mesaj iletmek istediğinde, bazı özel komutlar yardımı ile B kullanıcısının sabit bir dosyasına bir mesaj ekliyordu. B kullanıcısı da bu dosyayı açarak en son satıra eklenen mesajı okuyordu. Bu sistemin adın ‘Mailbox’ idi. 1972 yılına varıldığında, ARPANET aracılığı ile mekansal bağımlılık geride bırakılmış, kullanıcılar ağ üzerinden bilgisayarlara ulaşabilir hale gelmişti. Bu durum mesaj iletim mekanizmasını daha karmaşık hale getirmişti. Artık mesajlar ağ üzerinde iletilmeliydi. Bu durum için ilk akla gelen yöntem FTP (Dosya Transfer Protokolü) idi. Yine Mailbox sistemine benzer bir sistem devrede idi. FTP protokolüne mail iletimini sağlayan bazı özel komutlar eklendi. Bu sayede, ilgili kişiye mesaj iletildiğinde, bu mesaj bilinen bir dosyada saklanıyordu. Alıcı kişi yine bu dosyayı açarak mailine ulaşıyordu. Bu aşamada, gün yüzüne çıkan bir problem vardı: hangi kullanıcı hangi makikenin kullanıcısı idi. Bu iki bilgiyi birbirinden ayırmak için ‘@’ işareti kullanıldı. FTP ile mesaj transferini gerçekleştiren programı yazan ve ‘@’ işaretini ilk kullanan Ray Tomlinson adındaki bir mühendisti.

Continue Reading →

 

ARPANET aracılığı ile artık bir çok bilgisayar birbiri ile iletişime geçebiliyordu. Elbette ki bu bilgisayarların hepsinde aynı işletim sistemi yüklü değildi. Farklı işletim sistemleri ağ üzerinden birbiri ile iletişime geçmişti. Bu aşamada mail iletişimi ile ilgili bazı problemler başgösterdi. İşletim sistemlerinin dosya okuma şekilleri farklı olabiliyordu, kaldı ki bazı işletim sistemleri ‘@’ işaretini komut olarak okuyabiliyorlardı. Bu problemleri çözmek için mail transferi için standartlaştırma çalışmaları başladı. Mail başlıklarını (headers) standartlaştıran ilk doküman RFC 680 kodlu doküman idi. Ardından RFC 624 ve RFC 733 anons edildi. Ama hala mail transferi için bir mail protokolü mevcut değildi. Transfer hala FTP üzerinden yapılıyordu.

1979 yılında, Eric Allman FTP üzerinden mail transferi yapabilen bir program geliştirdi. Bu programın adı “delivermail” idi. “Delivermail” programı ARPANET üzerinden FTP aracılığı ile mail transferi yapıyordu. Bu program günümüzde sendmail olarak bilinen mail transfer programının
atası olarak bilinir.

Tarih 1982 yılına gelidiğinde, günümüzde TCP/IP olarak bilinen protokol geliştirildi ve ARPANET’in yerini bu protokol aldı. Aynı yıl içinde TCP/IP üzerinde ilk paket transferi yapıldı. Bu protokolün çıkışı ile mail transferi de tamamen değişti. Artık sadece ağlar mevcut değil “Ağ’ların Ağları” var idi. Bu yeni tasarıma göre mail trasnferi tekrar şekillendirildi ve bu transfer şekli için günümüzde SMTP olarak bilinen protokol geliştirildi. Bu protokol FTP’den bağımsızdı, paket transferi için kendi özgün protokolü vardı. 1986 yılına gelindiğinde, DNS protokolünün çıkışı ile artık makineler arasındaki iletişim daha da basitleşmişti. Mail transfer protokolünün DNS protokolü ile entegre edilmesi ile günümüzde modern mail transfer sistemi oluşturulmuş oldu. Erim Allman’ın geliştirmiş olduğu delivermail programı da yeni protokoller dünyasına adapte olarak günümüzde bilinen sendmail ismini aldı. İleriki aşamalarda sendmail projesi baştan tekrar tasarlanıp ayrı bir
proje olarak postfix adını alacaktı.

Böyle yazıyor Halil AĞIN. Halil AĞIN’ın Kurumsal Firmalar için Postfix + LDAP adlı e-kitabını edinmek için tıklayınız.

0

Learning Debian GNU/Linux

Özgür bir işletim sistemi yapmaya karar vermiş gönüllülerin oluşturduğu bir işletim sistemi olarak üretilen Debian GNU/Linux; Linux çekirdeğini kullanmaktadır. Bilgisayarınızın, programları ve uygulamaları çalıştırmasını sağlar. Debian, başta Hurd çekirdeği olmak üzere diğer kernellerle çalışması için yapılan çalışmalarını sürdürmektedir. Hurd, sunucuların bir microkernel (Mach gibi) üzerinde çeşitli özelliklerle çalışmasını sağlar. Temel araçların çoğu GNU projesinden gelmektedir, bu nedenle isim GNU/Linux veya GNU/Hurd olarak değerlendirilir. Bu araçlar özgür yazılımdır.

Continue Reading →

Herşey bir kuleye benzetilebilir. Temelde çekirdek bulunur. Onun üzerinde temel araçlar ve sonrasında çalıştırmak isteyebileceğiniz tüm programlar bulunur. Kulenin en üstünde; dikkatlice ve titizlikle organize edilmiş, herşeyin bir uyum içerisinde çalışmasını sağlayan Debian bulunur.

Tamamı özgür mü?

Debian’ın daha önce yazılmış ve resmileştirilmiş bir belge üzerine geliştirileceği zaman daha faydalı olabileceği düşünüldü. Bu nedenle Sosyal Sözleşme doğdu.

Debian’ı kimler kullanıyor?

Herhangi bir istatistik tutulmamasına rağmen (Debian’ı kullanmak için kullanıcının kayıt olmasına gerek yoktur). Görülüyor ki Debian, büyük-küçük binlerce kişi tarafından, geniş bir alana yayılmış bir çok organizasyon tarafından kullanılıyor. Neden ve nasıl kullandığına dair açıklama gönderen yüksek profilli organizasyonların bir listesini; kimler Debian kullanıyor sayfasında görebilirsiniz.

Tüm bunlar nasıl başladı?

Debian, Linux ve GNU’dan esinlenerek açık bir dağıtım yapmak isteyen Ian Murdock tarafından 1993 Ağustos’unda başladı. Debian dikkati ve özeni bir araya getirip, aynı şekilde geliştirildi. Sıkı Özgür Yazılım hackerlarıyla küçük başladı ve iyi organize edilmiş topluluğu ve geliştiricileriyle günden güne büyüdü. Ayrıntılı geçmiş için lütfen Proje Geçmişi sayfasına bakınız.

Bir çok insan Debian’ın nasıl telafuz edildiğini sormaktadır. Debian, ˈde.bi.ən şeklinde telafuz edilmektedir. Debian ismi, yaratıcısı Ian Murdock ve eşi Debra’dan gelmektedir. Debian GNU/Linux üzerine Bill McCarty tarafından yazılan harikulade bir eser. Tek negatif yönü İngilizce olması. Ama dolu dolu bir e-kitap. Bill McCarty tarafından yazılan Learning Debian GNU/Linux’u edinmek için tıklayınız.

0

GNU Image Manipulation Program User Manual

Adobe Photoshop ve benzeri kapalı kaynak kodlu resim işleme yazılımlarına eşdeğer bir işlevler bütünü sunan GIMP ya da uzun adıyla GNU Image Manipulation Program yahut Türkçesiyle GNU Resim İşleme Programı, GNU/Linux dağıtımlarının vazgeçilmezidir. Buna karşın Windows ve Mac OS X için çıkarılan sürümleriyle, bu sistemlerde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Kullanıcıya güçlü araçlar, filtreler ve eklentilerle sunulan yazılım; büyüklük ve opaklık yanında, fırçaya özgü dinamik özellikler; hız, basınç ve rastgele gibi çeşitli fırça parametreleri arasından uygun olanının seçimine olanak sağlanıyor. “GNU Image Manipulation Program User Manual”, yazılım konusunda çeşitli bakımlardan fikir veren kapsamlı bir çalışma. Tek olumsuz yönü İngilizce olması. Bu, herkes için aynı oranda bir olumsuzluk anlamına gelmiyor olsa gerek.

Continue Reading →

William Skaggs, Cedric Gémy, Julien Hardelin, Raymond Ostertag, Mel Boyce, Daniel Egger, Róman Joost ve Oliver Ellis tarafından yazılan “GNU Image Manipulation Program User Manual” şöyle tanıtılıyor: “The GIMP is a multiplatform photo manipulation tool. GIMP is an acronym for GNU Image Manipulation Program. The GIMP is suitable for a variety of image manipulation tasks, including photo retouching, image composition, and image construction. It has many capabilities. It can be used as a simple paint program, an expert quality photo retouching program, an online batch processing system, a mass production image renderer, an image format converter, etc. GIMP is expandable and extensible. It is designed to be augmented with plug-ins and extensions to do just about anything. The advanced scripting interface allows everything from the simplest task to the most complex image manipulation procedures to be easily scripted.” ‘GNU Image Manipulation Program User Manual’ adlı e-kitabı indirmek için tıklayınız.

0

İşletim Sistemleri Tarihi

1960 lı yıllarda bilgisayar kullanıcıları, elindeki komutu veya programı bilgisayara yüklemek için operatöre teslim ederler ve sonuç için belki de günlerce beklemek zorunda kalırlardı. Bilgisayar bir işi bitirdiğinde operatör diğer işi çalıştırır ve sırası gelen işlemin sonucu kullanıcıya teslim edilirdi.O yıllarda AT&T General Electric ve MIT Üniversitesi bir bilgisayarın birden fazla kullanıcıya aynı anda hizmet verebilmesi ve program çıktılarının etkileşimli bir şekilde kullanıcılara yansıtılabilmesi için yeni bir sistem geliştirmeye başladılar. İhtiyaçlarını karşılayabilecek bir işletim sistemi olan MULTICS (Multiplex Information and Computing System) ortaya çıktığında her şey yolunda görünüyordu. Kullanıcılar aynı anda bilgisayara erişip işlerini yaptırabiliyorlar ve programlarda olan bitenleri izleyebiliyorlardı. Kısa bir süre sonra kullanıcılar programın çok yavaş çalıştığından şikayet etmeye başladılar. Bu sistem o zamanki bilgisayarlar için ağır kalıyor ve yazılım geliştikçe kodlar sürekli şişiyordu.

Continue Reading →

Ahmet ORHAN’ın yazdığı İşletim Sistemleri Tarihi adlı e-kitabı edinmek için tıklayınız.

0