Archive | GNU/Linux İpuçları

Linux, GNU ve Özgürlük

Joe Barr’ın makalesinde SIGLINUX’a yaklaşımımı eleştirdiğinden beri, gerçekte neler olduğu hakkında kayıtları doğru ayarlamak ve nedenlerimi belirtmek istiyorum. SIGLINUX beni konuşmak için davet ettiğinde, bir Linux Kullanıcı Grubu’ydu; bütün sisteme “Linux” diye çağırılan GNU/Linux sistem kullanıcıları için bir gruptu. Bu yüzden bende kibarca eğer GNU projesinden birinin onlara konuşma yapmasını istiyorsa, GNU projesine doğru davranmalarını ve sistemi “GNU/Linux” diye çağırılmaları gerektiğini anlattım. Sistem GNU’nun bir çeşididir ve GNU projesi başlıca geliştiricisidir bu yüzden toplumsal kurallar bizim seçtiğimiz bir isimle çağrılmasını söyler. İstisna için güçlü nedenler olmasına rağmen, genellikle GNU’ya gerekli itibarı vermeyen kurumlara konuşma yapmayı reddederim. Başkalarının konuşma özgürlüğüne saygı duyarım ama bende konuşma yapmama konusunda özgürüm.

Continue Reading →

Sonralarda, SIGLINUX’tan Jeff Strunk, grubunun politikasını değiştirmeye çalışıp, FSF’ye grubunu GNU/Linux’un kullanıcı grup sayfalarında listelemesi için rica etti. Bizim web sayfası yöneticimiz “SIGLINUX” adı altında listeleyemeceğini; çünkü bu ismin Linux grubu hakkında olduğunu imâ ettiğini söylemiştir. Akabinde Strunk ismi “SIGFREE” olarak değiştirmeyi önermiş ve web sayfası yöneticimiz bunun uygun olacağını belirtmiştir. (Barr’ın makalesi bu teklifi bizim reddettiğimizi söylüyor.) Bununla birlikte grup “SIGLINUX” olarak kalmaya karar verdi.

Bu noktada konu tekrar dikkatimi çekti ve olabilecek diğer isimlerle ilgilenmelerini önerdim. Sistemi “Linux” olarak isimlendirmeden seçebilecekleri birçok isim var ve hoşlandıkları bir isimle ortaya çıkacaklarını umdum. Bildiğim kadarıyla durum hâlâ aynı şekilde devam ediyor.

Barr’ın yazdığı gibi bazı insanların olayları, Microsoft’un monopol gücü ile karşılaştırılablir “kuvvetin uygulaması” olarak gördüğü doğru mu? Muhtemelen öyle. Bir daveti reddetmek bir baskı değildir ama sistemin “Linux” olduğuna inanmaya şartlanmış insanlar, bazen şaşırtıcı şekilde çarpık görüşler geliştirirler. Bu ismi haklı cıkartmak için pireyi deve ve deveyi pire gibi görmek gerekiyor. Eğer bu gerçeği görmezden gelebilirseniz ve Linus Torvalds’ın tüm sistemi 1991’de geliştirmeye başladığına inanıyorsanız ya da temel dürüstlük ilkelerinizi görmezden gelebiliyorsanız ve Torvalds’ın yapmamış olsa da itibar kazanmasını uygun görüyorsanız, sorduğunuz zaman size konuşma borçlu olduğuma inanmanız da küçük bir adımdır.

Sadece düşünün; GNU projesi işletim sistemi geliştirmek için başlar ve yıllar sonra Linus Tovards GNU’ya önemli bir parça ekler. GNU projesi der ki: “Lütfen projemizden eşit söz edin” ama Linus diyor ki: “Onları yapılanlar için takdir etmeyin; herşeyi benim adımdan isimlendirin.” Şimdi GNU projesini bencillikle suçlayan insanların kafa yapılarını göz önüne getirin. Bu kadar yanlış yargılamak için güçlü önyargı gerekir.

Önyargılı bir kimse, GNU projesiyle ilgili her çeşit haksız söylemde bulunup, kendisini haklı görebilir; takipçileri onu izleyecektir, çünkü önyargılarını oluşturmada her biri diğerinden destek alır. Muhalifler açığa çıkartılır; şayet “Linux” adı altında bir çalışmaya katılmayı reddersem, bunu bağışlanamaz görüp, hasta istekleri doğrultusunda beni sorumlu tutarlar. Bu kadar çok insan bu projeye sadece “Linux” dememi isterken, bu projeyi başlatan ben nasıl olur da şikayet etmem? Ve zorla bir konuşmayı reddetmek, onları zorla mutsuz yapar. Bu Microsoft kadar kötü bir baskıdır.

Şimdi, belki merak edebilirsiniz niçin sadece soruna baş eğip, bütün üzüntülerden kaçınmadığımı… SIGLINUX konuşmaya çağırdığında, basitçe “Hayır, üzgünüm” dedim ve konu burada sonlandı. Niçin konuşmayı yapmadım? GNU projesinin çabalarını küçülten bir hatayı düzeltmek uğrana, kişisel tacize uğrama riskini göze alıyorum.

GNU sisteminin bu varyasyonunu sadece “Linux” diye çağırmak, özgürlüğe saygı duymadan bunu sadece teknik avantajları nedeniyle kullanan insanların işine geliyor. Yazılımlarını her türlü ideolojik kaygının dışında görmek isteyen ve özgürlüğün önemli olduğunu söyleyen herkesi eleştiren Barr gibi insanlar var. İnsanlara özgür olmayan yazılım kullanması için baskı yapan ve daya iyi programlar geliştirmesini ya da susmasını söyleyen Torvalds gibi kimseler bulunuyor. Teknik kararların, doğuracağı sosyal sonuçları göz önüne almakla, politikleşeceğini ve bunun doğru olmadığını düşünen insanlar var.

70’lerde özgürlüğe değer vermeyen bilgisayar kullanıcıları, yazılımları yeniden dağıtma ve değiştirme imkanlarını kaybettiler. 80 ve 90’larda bir grup idealist, GNU Projesi, bir programı iyi yapanın özgürlük olduğuna inandı ve inandığımız şeyde azimle çalıştı. Bilgisayarı kullanıcıları bu sayede eskiden sahip olup, kaybettikleri haklarına tekrar kavuştular.

Bugün, kısmen özgürlüğe sahibiz ama özgürlüğümüz güvende değil. Özgürlüğümüz; CBDTPA (eskiden SSSCA), dijital TV yayınlarına erişim için özgür yazılıma engel olmayı teklif eden Yayın ‘Koruma’ Tartışma Grubu ( bkz: http://www.eff.org ), yazılım patentleri (Avrupa şimdilerde yazılım patentlerinin olup olmaması gerektiğini tartışıyor), Microsoft’un önemli programlar için yaptığı anlaşmalar ve bizi kullanılabilir özgür programlardan daha (teknik olarak) “iyi” özgür olmayan programlar ile kızdıran herkes tarafından tehdit ediliyor.

İlgilenmemiz için yeterli değil mi? Bu birçok konuya bağlı; GNU projesinin etkisin ne kadar olduğuna ve Linus Torvalds’un ne kadar etkileyebilediğine gibi. GNU projesi “özgürlüğünüze değer verin” derken; Joe Barr “Teknik konulara dayanarak, özgür ya da özgür olmayan yazılımları seçin” der. Eğer insanlar Torvalds’a GNU/Linux sisteminin başlıca geliştiricisi olarak güvenirse, bu sadece yanlış değildir, ayrıca mesajını daha etkili yapar- ve bu mesaj der ki “Özgür olmayan yazılıma evet; ben kullanıyorum ve bununla geliştiriyorum”. Eğer rolümüzü tanırlarsa, bizi daha cok dinleyeceklerdir ve onlara vereceğimiz mesaj: “Bu sistem özgürlük ile ilgilenen insanlar yüzünden var olmaktadır. Bize katılın, özgürlüğünüze değer verin ve birlikte koruyalım.” Tarih için http://www.gnu.org/gnu/thegnuproject.html adresine bakabilirsiniz.

İnsanlara sistemi GNU/Linux olarak çağırmalarını istediğimde, bazıları geçiştirirken, bazıları da saçma bahaneler üretiyorlar. Ama muhtemelen henüz bir şey kaybetmiş değiliz; çünkü başlamak için olasılıkla arkadaş canlısı değillerdi. Bu arada, sunduğum gerekçeleri haklı bulan başkaları, bu adı kullanmaya başladı. Böyle yaparak, diğer insanları, GNU/Linux sisteminin gerçekte neden var olduğunun farkında olmalarını sağlamamıza yardım ettiler ve bu da özgürlüğün önemli bir değer olduğu düşüncesini yayma becerimizi yükseltti.

Bu yüzden kafamı, yanlılık, iftira ve acıya karsı bir tutuma soktum. Duygularımı acıttı ama başarıya ulaştığında, bu çaba, GNU Projesi kampanyasına, özgürlük için yardım edecektir.

Linux (kernel) ve Linus Torvalds’ın şimdilerde kullandığı özgür olmayan sürüm denetleme sistemi olan Bitkeeper içeriyle gündeme geldiği için, bu yayın hakkında konuşmak istiyorum.

Bitkeeper Sorunu

Linux kaynakları için Bitkeeper’ın kullanımının özgür yazılım topluluğunda önemli bir etkisi vardır, çünkü Linux için yamaları yakından izlemek isteyen herhangi bir kimse, bunu özgür olmayan programı yüklemekle yapılabilir. Onlarca, hatta yüzlerce, kernel programcısı bunu yapmıştır. Bilgisayarlarında bulunan BitKeeper yazılımının sebep olduğu özgür yazılım konusunda düştükleri ikilemi, özgür olmayan yazılımı aşamalı olarak kullanmanın uygun olduğunu söyleyerek aşmaya çalışmaktadırlar. Bunun için ne yapılabilir?

Bir çözüm Linux kaynakları için başka bir depo kurmak, CVS veya başka bir özgür versiyon kontrol sistemi kullanarak, yeni güncellemeleri otomatik olarak bunun üzerine taşımaktır. En son versiyona erişim için Bitkeeper kullanılabilir ve CVS ile yeni düzeltmeleri yükler. Bu güncelleştirme işlemi, otomatik olarak ve sıklıkla yapılabilir.

FSF bunu yapamaz, çünkü biz, makinelerimize Bitkeeper’ı yükleyemeyiz. Bizim makinelerimizde özgür olmayan sistemler ya da uygulamalar yoktur ve ilkelerimiz, bunu bu şekilde sürdürmemiz gerektiğini söyler. Özgür yazılımla bir yol bulunana kadar bu depoyu işletmek, makinesinde BitKeeper olmasını kabul edebilecek birisi tarafından yapılabilir.

Linux kaynaklarının, özgür olmayan yazılımlardan daha büyük bir problemi vardır; Linux kaynağında özgür olmayan yazılım bulunur. Hatrı sayılır sayıda aygıt sürücüleri, aygıta yüklenecek programların ürün bilgisini gösteren numaralar serisini içerir. Bu özgür yazılım değildir. Aygıt yazmaçlarına konulan birkaç tane numara hafif bir durumken; derlenmiş olarak duran bir program bambaşka bir durumdur.

Linux’un “kaynak” dosyalarındaki derlenmiş kapalı programların varlığı ikincil bir sorun yaratır: Linux dağıtımlarının yasal olarak yeniden dağıtılabilir olup olmadığı ile ilgili soruyu gündeme getirir. GPL “tamamen kaynak kodun sunulmasını” gerekli kılar ve tamsayıların dizilimi kaynak kod olmaz. Aynı mantıkla, derlenmiş kapalı herhangi bir programı Linux kaynaklarına eklemek GPL’i ihlâl etmektir.

Linux geliştiricilerinin firmware programlarını ayrı dosyalara taşıma yönünde planları var; olgunlaşması birkaç yıl alır, ama tamamladıklarında ikinci sorunu çözecekler; biz de kapalı firmware dosyaları bulunmayan “özgür Linux” sürümleri yapabileceğiz. Eğer çok sayıda insan, Linux’un özgür olmayan “resmi” sürümünü kullanırsa, bunun pek yararı dokunmayacaktır. Bu durum olabilir, çünkü birçok platformda özgür sürüm, özgür olmayan firmware yazılımları olmaksızın çalışmaz. “Özgür Linux” projesi, firmware’in ne yaptığını çözmeli ve belki üzerinde çalışacak gömülü işlemci için assembler dillinde kaynak kodu yazmalı. Göz korkutucu bir iş… Yıllarca azar azar yapmış olsaydık, bir anda her şeyi yapmaktan daha az göz korkutucu olurdu. Bu işi yapacak insanları bir araya toplamak için, bazı Linux geliştiricilerinin bunun gereksiz olduğu yönündeki düşüncelerinin üstesinden gelmemizi gerekir.

Linux, çekirdek, genellikle özgür yazılımın amiral gemisi olarak adlandırılır, fakat hâlâ geçerli olan sürümü özgür değildir. Bu nasıl oldu? Bitkeeper’ın kullanım kararı gibi bu sorun da, “teknik açıdan daha iyi olma”nın özgürlükten daha önemli olduğunu düşünen Linux’un asıl geliştiricisinin tavrını yansıtır.

Özgürlüğünüze değer verin, yoksa onu kaybedersiniz. “Bizi politik konularla sıkmayın” diyip, öğrenmek istemeyenlere tepkinizi koyun.

Çevirmen Notu

Bu yazıdan yaklaşık 2 yıl sonra, git isimli yeni bir versiyon kontrol sistemine geçilerek, BitKeeper defteri kapatılmıştır. GNU/Linux projesi, artık özgür bir versiyon kontrol sistemi olan git’te sürdürülmektedir.

cagataycebi.com

 

0

Neden Özgür Yazılım?

Neden %100 özgür yazılımdan oluşmuş bir işletim sistemi kullanmaya özen gösterelim? Kurulumun neredeyse tamamının özgür olması yeterli değil mi? Eğer kendi özgürlüğüne değer veriyorsan değil. Özgür Yazılım Hareketi yazılım kullanıcılarının özgürlüğünü kazanmak için kuruldu. Ondan ayrılan Açık Kaynak ise özgürlüğün değerini önemsizleştirmek için kuruldu. Her ne kadar bu fark hafif gibi gözükse de, büyük sonuçlar doğuruyor ve bu da onun bir örneği.

Continue Reading →

Açık Kaynak’ın hedefi teknik üstünlüktür, ama özgür olmayan yazılım içeren bir GNU/Linux dağıtımı(*) Açık Kaynak standartlarınca kabul edilebilir. Açık Kaynak’ın hedefi özgürlük olmadığı için, bazı Açık Kaynak destekleyicileri özgür olmayan yazılımı takdir bile edebiliyorlar. Açık Kaynak her yazılım kullanıcısını topluluğun bir parçası olarak görmüyor, birincil olarak yazılımı geliştirebilecek kullanıcılarla ilgileniyor. Özgür olmayan yazılımın kolaylığını insanların, kültürün ve topluluğun üzerine yerleştirmenin yüzeyselliği Açık Kaynak ve Özgür Yazılım Hareketi’nin ana farkı; Özgür Yazılım özgürlüklerin kaybından endişeliyken, Açık Kaynak değil.

Özgür Yazılım Hareketi’nde olan bizler, tüm yazılım kullanıcılarının özgürlüğünü aynı önemde görüyoruz. Özgür Yazılım Hareketi, GNU/Linux işletim sistemi gibi başarılara imza attı. Hedef özgürlük ve başarı tamamen özgür yazılımdan oluşan modern bir bilgisayar işletim sistemi. Özgür GNU/Linux sistemi yazılım kullanıcılarının karşılıklı yardımlaşma, paylaşma ve işbirliğine dayalı özgür bir topluluğa sahip olmalarını sağlıyor.

Özgürlüğü kurmaktaki başarımız, onu kaybetmeyeceğimizi güvence etmiyor. Yazılım özgürlüğü sorununu ifade etmeli ve kullanıcıların özgürlüğünü savunmalıyız. Kısmi özgürlük hiç olmamasından iyidir ancak siz daha fazlasını hak ediyorsunuz. Özgür ve özgür olmayan yazılımın karışımı hiç özgür olmayan bir sistem kullanmaya göre bir gelişmedir, ama sizi tamamen özgürlüğe kavuşturmaz. Varolan özgür yazılım sizi, eğer özgür olamayan yazılım da kullanıyorsanız, özgürleştirmeyeceği için, biz özgür olmayan yazılımı reddediyoruz ve sadece özgür yazılım kullanıyoruz. Eğer siz de özgürlüğe değer veriyorsanız, lütfen bize ahlaksız ve toplum karşıtı özgür olmayan yazılımın sosyal düzenine karşı mücadelemizde, ilkesel olarak özgürlük için direnip özgür olamayan yazılımı reddeden bir GNU/Linux dağıtımı kullanarak katılın.

“[Açık Kaynak] GNU/Linux gibi bir özgür işletim sistemini asla geliştirmezdi, çünkü öylesi bir şeye sahip olmanın önemini hissetmezdi. GNU/Linux’un özgür bir işletim sistemi olarak varolmasının sebebi onu hissedenledir.” –Richard Stallman

(*) Bir GNU/Linux dağıtımı, Linux’u çekirdek olarak kullanıp genellikle içinde bir paket yönetim sistemi olan belli bir yazılım düzeninden oluşan ve bir kullanıcı tabanını kapsayan GNU sistemidir. Çekiciliği bir kullanıcı tabanının getirdiği kolay kullanım, yönetim ve sorun giderilmesindedir. Ayrıca bir GNU/Linux dağıtımının yönü de insanlar için önemlidir; örneğin gNewSense’in kesin bir şekilde tüm özgür olmayan yazılımları reddetme ilkesi vardır.

wiki.gnewsense.org

 

0

Debian Gnu/Linux'ta Nvidia Ekran Kartı Sürücüsü Kurulumu

Debian Gnu/Linux’ta Nvidia ekran kartı sürücü kurulumu için öncelikle ekran kartımıza uygun sürücüyü indirmemiz gerekiyor. Bunun için; Nvidia’nin sitesine gidip, kartımıza uygun sürücüyü bulup indiriyoruz. Ardından build-essential Linux-headers kernel-package paketlerini kurmamız gerekiyor.Bu nedenle, öncelikle uçbirimde su kodu ve parolamızı girip root oluyoruz. Sonra, apt-get install build-essential kernel-package linux-headers-$(uname -r) kodunu veriyoruz. Artık indirdiğimiz sürücüyü kurabiliriz.Bunun için ilkin: /etc/init.d/gdm stop kodunu veriyoruz. Bilindiği gibi gdm Gnome yöneticisidir. KDE kullanıyorsanız kodu söyle vermelisiniz: /etc/init.d/kdm stop. Farklı bir yönetici kullaniyorsaniz; gdm veya kdm yerine slim ya da xdm tercih etmeniz gerekecektir. Bu kod, masaüstünü kapatacak ve sizi konsola düsürecektir. Tekrar root oluyoruz ve; sh NVIDIA* komutunu veriyoruz.

Continue Reading →

Ekrana lisans anlaşması gelecektir, accept seçeneği ile devam ediyoruz. “Select No on the first question prompting to download Kernel from nVidia” sorusunu no ile geçiyoruz. Ama “Click Ok to compile a new Kernel”e evet diyoruz. Testing ve unstable kullanıcıları gcc4.1 gerekiyor uyarısına aldırmamalılar, çıkılsın mı sorusuna (abort)  no seçeneğini seçip, gcc4.2 ile derlensinler. Sürücü kurulumu bittikten sonra;

nvidia-xconfigile

kodu ile x-server’ı yapılandırın. Grafik ekrana dönmek için:

/etc/init.d/kdm start

 

0

Pardus'ta Web Kameraları

Pardus CD’si, bünyesinde barındırdığı web kamera sürücüleri sayesinde, pek çok web (ağ) kamerasının sürücülerini otomatik olarak yükleyerek kullanıma hazır hale getirmektedir. Pardus CD’si içinde yer almayan ağ kamerası sürücülerini ise Paket Yöneticisi aracılığıyla kolayca indirip sisteminize yükleyebilirsiniz. Konsolu açıp test-webcam komutunu verdiğinizde, eger görüntü alabiliyorsanız kameranız çalışıyor demektir. Eger bu komut ile görüntü alamazsanız test-webcam -v4l2 komutunu deneyin.

Continue Reading →

Eğer “no such device /dev/video” şeklinde bir hata görüyorsanız, ağ kameranızın sürücüsü yüklenmemiş demektir. KDE Bilgi Merkezi uygulamasında USB Aygıtları satırına tıklayarak üretici tarafından sağlanan marka/model bilgilerini ve daha önemlisi cihazın ID numarasını öğrenebilirsiniz. İkinci bir yol olarak konsolu açıp /usr/sbin/lsusb komutu vererek de aynı sonuca ulaşabilirsiniz.

0

Ubuntu'da "sudo"ya Kullanıcı Eklemek

Ubuntu kurulumunda olusturdugumuz ilk kullanıcı, kendiliginden sudo grubuna eklenir. Böylelikle, bu kullanıcının parolasını kullanarak root işlemlerini yapabilirsiniz. Zira bu kullanıcı, root olarak yetkilendirilmiş bir kullanıcıdır. Ancak, sisteme daha sonra ekleyeceğiniz kullanıcılar kendiliğinden sudo grubuna eklenmezler. Eğer bu kullanıcılara da aynı yetkiyi vermek istiyorsanız, onları gruba sizin eklemeniz gerekmektedir. Bunu yapmak için uçbirimde sudo usermod -G admin kullanıcı-adı kodunu verebilirsiniz. Böylelikle dilediginiz kullanıcı, sudo grubuna eklenmiş olacaktir.

Continue Reading →

Eğer söz konusu kullanıcı daha önce başka gruplara dahilse, uçbirimde sudo usermod -a -G admin kullanıcı-adı kodunu veriniz.

0

Debian Gnu/Linux'ta Program Kurulumu

Debian’da program kurmak için, genel olarak tüm Linux dağıtımlarında olduğu gibi birkaç yöntem vardır. İlk olarak kurulmak istenilen program dogrudan Synaptic Paket Yöneticisinden aratılıp, bulunur ve seçilip kurulabilir. Böylece, ilgili programın varsa bağımlılıkları da birlikte kurulacaktır. Bu, en pratik ve en sorunsuz kurma yöntemidir.

Continue Reading →

İkinci yöntem, programı bilgisayarimiza indirmekle başlar. Bunun için öncelikle uçbirimde su kodunu vererek root olup, apt-get install program_adı koduyla programı bilgisayarimiza indirmemiz gerekir. İndirdigimiz program kurulurken, Synaptic Paket Yöneticisi gibi depoları kullanacak ve ilgili paket bağımlılıklarını kuracaktır. Depolarda bulunmayan programları internet üzerinden indirip kurmak da mümkündür. Sözgelimi depolarda bulunmayan bir programı masaüstüne indirmiş, kurmak konumuna gelmişsek; öncelikle uçbirimde root olarak: dpkg -i /nerede_ise/program_adı kodu verilir. Bu yöntemin dezavantajı, programın çalışması için gerekli olan paket bağımlılıklarının otomatik olarak kurulamamasıdır.

0

Özgür GNU/Linux Dağıtımları

FSF, www.gnu.org adresinde yalnızca özgür yazılım kullanan ve öneren GNU/Linux dağıtımlarının bir listesini çıkarmış. Temel ölçüt; ilgili dağıtımların özgür olmayan uygulamaları, programlama platformlarını, sürücüleri veya yazılımları reddediyor olmaları. İlgili dağıtımlar şu biçimde sıralanmış: Dragora, Dynebolic, gNewSense, GNU Guix, Hyperbola GNU/Linux-libre, Parabola, PureOS, Trisquel ve Ututo. Söz konusu dağıtımlardan biri olan gNewSense’in sitesinde “neden özgür yazılım?” sorusu söyle cevaplandırılıyor: “Açık kaynak’ın hedefi teknik üstünlüktür, ama özgür olmayan yazılım içeren bir GNU/Linux dağtımı(*) Açık Kaynak standartlarınca kabul edilebilir. Açık Kaynak’ın hedefi özgürlük olmadığı için, bazı açık kaynak destekleyicileri özgür olmayan yazılımı takdir bile edebiliyorlar. Açık kaynak her yazılım kullanıcısını topluluğun bir parçası olarak görmüyor, birincil olarak yazılımı geliştirebilecek kullanıcılarla ilgileniyor. Özgür olmayan yazılımın kolaylığını insanların, kültürün ve topluluğun üzerine yerleştirmenin yüzeyselliği açık kaynak ve Özgür Yazılım Hareketi’nin ana farkı; Özgür Yazılım özgürlüklerin kaybından endişeliyken, açık kaynak değildir. ”

Continue Reading →

Daha önce Richard Stallman, Debian’ı kernele non-free kodlar eklemekle ve artık özgürlüğüne bir leke koymakla ağır bir şekilde eleştirmişti.Debian geliştiricileri dahi bu eleştiriyi haklı bulmuş, bunun büyük bir yanlış olduğunu kabullenmişlerdi. Fakat Debian’ın bu yanlışlıktaki ısrarının asıl nedeni büyük ve hantal yapısı. Umarız en kısa zamanda Debian bu listeye eklenir.

Tamamen Özgür Linux Dağıtımları :

# Dragora, bağımsız,sadeliği ve basitliği amaçlayan GNU/Linux dağıtımı.
# Dynebolic,Özel olarak ses ve video montaj araçlarıyla gelen bir GNU/Linux dağıtımı.
# gNewSense, Debian ve Ubuntu tabanlı bir GNU/Linux dağıtımı.
# GNU Guix, GNU sistemi için GNU Guix’in (“geeks’ten” türetilmiştir) üstüne kurulu ileri düzey bir GNU/Linux dağıtımı.
# Hyperbola GNU/Linux-libre, Hyperbola GNU/Linux-libre, uzun süreli desteğe sahip, basitliğe odaklı, Arch GNU/Linux tabanlı bir dağıtımdır.
# Parabola, basit bir paket ve sistem yönetimi ile gelen Arch tabanlı bir dağıtım.
# PureOS gizlilik, güvenlik ve kolaylığa odaklanmış Debian tabanlı bir GNU dağıtımıdır.
# Trisquel, kullanıcı kitlesi olarak ev,okul ve küçük ölçekli kullanıcıların ihtiyaçlarını temel alan GNU/Linux dağıtımı.
# Ututo, Gentoo tabanlı GNU/Linux dağıtımı. Bu dağıtım tamamen özgür olan ilk GNU/Linux dağıtımı.

Aşağıdaki dağıtımlar ise bir kablosuz yönlendirici gibi sınırlı kaynaklara sahip aygıtlar için üretilmiştir:

# libreCMC, çok sınırlı kaynaklara sahip aygıtlar için gömülü GNU/Linux dağıtımı.
# ProteanOS gömülü aygıtlar için yeni, küçük ve hızlı bir dağıtımdır. Platform yapılandırma özelliği, ikili paketlerin farklı donanım ve kullanım durumları için derleme sırasında ve çalışma zamanında yapılandırılmasını sağlıyor.

(*) Bir GNU/Linux dağıtımı, Linux’u çekirdek olarak kullanıp genellikle içinde bir paket yönetim sistemi olan belli bir yazılım düzeninden oluşan ve bir kullanıcı tabanını kapsayan GNU sistemidir. Çekiciliği bir kullanıcı tabanının getirdiği kolay kullanım, yönetim ve sorun giderilmesindedir. Ayrıca bir GNU/Linux dağıtımının yönü de insanlar için önemlidir; örneğin gNewSense’in kesin bir şekilde tüm özgür olmayan yazılımları reddetme ilkesi vardır.

0