22 Ekim 1938 tarihinde, Chester Carlson’ın elektrik ışığına maruz kalan nesnelerin görüntülerini yansıttıklarını keşfetmesiyle üretimi mümkün olan fotokopi makinesi 70 yaşında. New York’daki laboratuarında fotoğrafçılık üzerine yazılmış bilimsel araştırmaları takip eden ve bu konuda deneyler yapan Carlson, bir tescil ofisinde asistan olarak çalışmaktadır. Amacı, sürekli olarak belge çoğaltmak gerektiren işini kolaylaştırabilmek için kopyalamanın bir yolunu bulmaktır.

Bu buluşa daha sonra eski Yunanca;da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleşiminden “Xerografi” adı verildi. Haloid adında fotoğraf malzemeleri satan bir firma, Chester Carlson’un buluşunun önemini anladıktan sonra, bu buluşa yatırım kararı aldı. Kısa bir süre sonra, fotokopi yapabilen ilk makine piyasaya sürüldü.
Bu buluşa yatırım kararını alarak, ilk fotokopi makinalarının üretimini yapan Haloid şirketi, 1961 yılında ismini “Xerox Corporation” olarak değiştirdi.
Açıklamada, “Chester Carlson’un açtığı buluşçu yolda ilerleyen Xerox, Xerografi buluşunu temel alarak zaman içinde binlerce yeni buluşa imza attı. Xerox, o günden bugüne yaklaşık 60 bin buluşun patentini aldı” denildi.

Toshiba, alışılanın aksine, bir dizüstü bilgisayarda o denli çok seyi olanaklı kıldı ki artık masaüstü bir bilgisayar ile dizüstü bir bilgisayar arasında çok ince bir çizgi kaldığı söylenilebilir. Şimdiden belirtmek gerekirse bu ince çizginin maliyeti (yurt dışı satış fiyatı geçerli olmak üzere) 4200$. Fiyatından söz etmişken belirtmek gerekirse, Toshiba, malum alışkanlığından vazgeçmemiş ve ürününü Microsoft Windows Vista Ultimate 64bit işletim sistemi ile sunuyor.

OWC, LG üretimi olan GGC-H20L Blu-ray sürücüsünü duyurdu. Ürünleri ülkemizde satılmayan OWC (One World Computing) firmasının yeni ürünü, harici bir Blu-ray sürücü. Tam olarak dört ayrı bağlantı arayüzünü destekliyor.

GNU/Linux açık kaynak kodlu olduğu için, Linux altında, GNU/Linux severler tarafindan değişik masaüstü ortamları oluşturulmustur ve oluşturulmaktadır. Bunların başlıcaları; GNOME, KDE, XFCE ve LXDE’dir. Farklı kullanıcı kitlelerine hitap eden bu masaüstü ortamlarının hangisinin daha iyi olduğu hakkında yorum yapmak yanlış olur, çünkü her bir masaüstü ortamının farklı özellikleri olduğu gibi her bir kullanıcının da farklı istekleri bulunuyor. Sistemler kurulduklarında üzerlerinde bir masaüstü ile gelir fakat birçok GNU/Linux sürümü üzerinde gelen masaüstünün değiştirilmesine izin verir. Bunun içindir ki birçok GNU/Linux sistemi opsiyonel olarak nitelendirilir.
Imovio, PDA boyutlarında iKIT adlı oldukça küçük bir bilgisayarla gündemde. Avuç içi boyutlarında olduğu için “minicik bilgisayar” diye adlandırılan ürün, Linux tabanlı bir sistem ile birlikte geliyor. 2.8″ renkli QVGA ekrana sahip olan bilgisayar, Marvell PXA270 312MHz işlemci taşıyor. 64MB SDRAM belleği olan ürünün ayrıca 0.3 mega piksel kamerası var.


OCZ Technology, Intel Core i7 işlemciler için ürettiği, içinde 3GB ve 6GB’lik modeller bulunan dünyanın ilk 3 kanallı bellek denetleyicilerini duyurdu. Bu, Core i7 işlemcisinin, üç kanal bellek erişimi destekleyen bir bellek kontrolcüsü içermesi anlamına geliyor. Bu da en yüksek performansı isteyenlerin anakartlarına bellek modüllerini üçer üçer takmaya başlayabilecekleri anlamına geliyor. Firmanın teknoloji geliştirmeden sorumlu müdürü Michael Schuette, OCZ’nin bu kitleri özellikle Intel platformu için geliştirdiğini ifade etti.
Leadtek, paralel işlemci takviyesi yapılarak yenilenen GeForce GTX 260’ı temel alan yeni WinFast GTX 260 EXTREME+ modelini duyurdu. Nvidia’nın 65nm üretim teknolojisiyle hazırladığı GT200 gpu’su kullanılan üründe, DirectX 10 desteği ve Triple SLI uyumluluğu bulunuyor.
